İSTANBUL (AA) - "11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı", Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi'nde son gününde yerli ve yabancı binlerce kitapsever tarafından ziyaret edildi.

Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu fuarda, yayınların yanı sıra çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri, imza günleri, panel ve özel sergiler de katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

Fuarın Genel Koordinatörü Dr. Muhammed Ağırakça, AA muhabirine, fuarın son gününde beklenenin ötesinde bir kalabalıkla karşılaştıklarını belirtti.

Ziyaretçilerin kitaba ve kültüre bu yıl daha çok ilgi gösterdiklerini, kendilerinden bir parça bulmuş gibi hissettiklerini aktaran Ağırakça, "Yaklaşık 120 bin ziyaretçi bekliyorduk. Fuar sonunu 140-150 bin ziyaretçiyle kapatacağımızı öngörüyorum." ifadelerini kullandı.

- "Suriye devrimden sonra ilk defa bir kitap fuarına onur konuğu olarak katıldı"

Fuara onur konuğu ülke olarak katılan Suriye'den çok sayıda ziyaretçi geldiğini aktaran Ağırakça, "Suriye'nin bu sene onur konuğu olması, özel bir stantla temsil edilmesi, Suriyeli vatandaşların kendilerine ait bir standı ilk defa görmeleri çok duygusal anlardı onlar için. Çünkü Suriye devrimden sonra tarihinde ilk defa bir kitap fuarına onur konuğu olarak katıldı." diye konuştu.

Suriyeli ziyaretçilerin fuarda duygusal anlar yaşadıklarına değinen Ağırakça, "Bir Suriyeli için başka bir ülkede kendi ülkesinin standına rahatça girebilmek korkmadan girebilmek, kendi kültüründen bir parçayı orada görebilmek kendi ülkesinin kitabını, kokusunu, kumaşını, kültürel faaliyetlerini bizzat orada yaşayabilmek bambaşka bir duyguydu. Bazılarının gözyaşlarına bizzat şahit olduk." dedi.

Suriye Kültür Bakan Yardımcısı Saad Naasan'ın fuarı ziyaret ettiğini, Suriye'den gelen heyette de önemli isimlerin yer aldığını hatırlatan Ağırakça, "Açıkçası biz buna da çok sevindik. Çünkü gerçekten buranın üniversitelerinde okumuş, İstanbul'da yetişmiş, Anadolu'da yetişmiş insanlar bugün orada Milli Kütüphanenin Genel Müdürü, yazma eserlerin başındakiler, kültür sanat biliminin başındakiler onlar burada Suriye standını ev sahibi yaptı. Bu bizim için çok kıymetliydi." değerlendirmesini yaptı.

- "Arap dünyasındaki İstanbul diasporası da fuardaydı"

Fuarın farklı coğrafyalardan gelen ziyaretçileri ağırladığını vurgulayan Ağırakça, şöyle devam etti:

"Fuarın diğer ziyaretçileri Mısır, Filistin, Irak, Yemen, Arap dünyasındaki İstanbul diasporası tamamen fuardaydı. Bunun dışında çok farklı ülkelerden buradaki azınlık gruplarını gördük. Mesela İstanbul'daki Eritreliler gelmişti. Eritrelilerin burada bir topluluğu olduğunu öğrendik. Kültür faaliyetleri hakkında bilgi aldık. İstanbul'da yaşayan Sudanlıları gördük. Sudanlı çok ciddi ilim ve fikir adamları, edebiyatçılar İstanbul'da yaşıyorlar." ifadelerini kullandı.

Arapça ortak paydasında buluşulduğunu kaydeden Ağırakça, "Çok farklı ülkelerden gelenler vardı. Özbekleri gördük. Afganistan'dan bir heyet geldi fuarımızı ziyaret etti. Kazak arkadaşlarımız özellikle Kafkas bölgesinden çok fazla katılan vardı. Ve hepsinin de ortak noktası Arapçaydı, kültürdü, sanattı, edebiyattı bu bizi çok mutlu etti." dedi.

Ağırakça, İstanbul'un matbaacılık sektöründe de bir çekim merkezi olduğunu vurgulayarak, şunları aktardı:

"Lübnan'a ya da Mısır'a göre çok daha ekonomik olarak kitabı burada temin ettiler. Bir de burada matbaa sektöründe ciddi bir katkı sunduğumuzu düşünüyorum. Çünkü Arap yayıncılar daha önce Lübnan'da kitap basanlar özellikle İstanbul'a döndüler. İstanbul'daki matbaalarımızın seviyesi Avrupa'nın da üzerinde bir seviyede. İstanbul bugün Arapça kitap yayıncıları için bir matbaa merkezi."

- "Balkanlar ve Kafkaslar'dan fuara yoğun ilgi var"

Ağırakça, Müslüman ülkelerden bireysel ve heyet düzeyinde ziyaretlerin yaşandığına dikkati çekerek, "Özellikle Arap olmayan Müslüman ülkelerden Arapçaya ilgi duyanları fuarda görüyoruz. Kafkaslardan, Türki Cumhuriyetlerden ve Balkanlardan gelenler oldu. Fuarın açılış gününde 3 ülkeden Kosova, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk'tan yaklaşık 34 kişilik bir heyet gelmişti. Hepsi ilim adamı, fikir adamı, oradaki camilerin din görevlileri. Bu fuarda 2 gün boyunca durdular. Çeşitli konferanslar yaptılar. Türkiye'deki üniversitelerimizi ziyaret ettiler." ifadelerini kullandı.

Ağırakça, Türk yazarların fuardaki imza günlerine ve Arap okurların ilgisine dair şu bilgileri verdi:

"Bu sene fuarımıza çok sayıda Türk yazar davet ettik. Çünkü bu Türk yazarların kitapları Arapçaya çevrilmişti. Mustafa Armağan, Melike Günyüz, İlhami Fındıkçı, Naci Yorulmaz, Nevzat Tarhan, Rana Demiriz ile birçok genç edebiyatçımız geldiler. Kendi kitapları Arapçadaydı. Ve biz burada onlara özel bir imza günü yaptık."

Türk edebiyatını Arap dünyasında yaygınlaştırma hedeflerine değinen Ağırakça, "Özellikle TULIA projemiz kapsamında imzalar organize edildi. Burada şuna şahit olduk, Suriyeli ya da Arap çocuklarımız geldi, 'Ben sizin kitabınızı Arapça okudum' dedi. Yazarlar için bu muhteşem bir duyguydu. Kendi hissiyatlarını, kendi eserlerini bir anlamda Arap okurlarıyla buluşturmanın karşılığı." görüşünü paylaştı.

Sürdürülen tercüme çalışmalarını aktaran Ağırakça, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz 11 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Türk edebiyatını Arap dünyasında nasıl yaygınlaştırabiliriz? Türk düşüncesini, Türk İslam düşüncesini, Türk kültürünü nasıl Arap dünyasında daha çok aktif ve görünür kılabiliriz? Bu bizim için çok kıymetli bir mücadele. Çok kıymetli bir dava ve bunun karşılığını görmeye başladık. 2 binden fazla eser Türkçeden Arapçaya çevrildi."

Ağırakça, çevirmenlerle yürütülen atölyelere de değinerek, "Burada bu sene ilk defa biz tercümanlarla atölye çalışmaları yaptık. Tercümanlarımızın daha iyi çevirebilmesi için atölyelerimiz oldu. Türkçeden Arapçaya çeviri yapan tercümanlarla özel bir buluşma gerçekleştirdik. Tercüme sorunlarını, yaşanan problemleri dinledik. Tercüme edildikten sonra kitaplarımız nasıl Arap dünyasında yaygınlaşabilir onları ele aldık. Önümüzdeki yıllarda bunu inşallah daha akademik bir disiplin içerisinde üniversitelerimizle işbirliği halinde devam ettireceğiz." diye konuştu.

Gönüllü ekibin emeğine dikkati çeken Ağırakça, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Herhangi bir destek almadan kendi imkanlarımızla ayakta duran ve gecesini gündüzüne veren ve büyük bir gönüllülükle çalışan bir ekibin bir ürünü olduğunu düşünüyoruz. Aslında bence fuarın bu yönü de belki üzerinde durulması gereken bir yöndür. Sivil çalışmalar sivil olarak kalmalıdır. Diğer kamu güçlerinin manevi destekleri, maddi destekleri üzerinde olsa bile bu sivillik hiçbir zaman bozulmadan projeler devam etmelidir diye düşünüyorum."

- Fuar uluslararası akreditasyonla düzenleniyor

Toplam 30'dan fazla ülkeden 300'ü aşkın yayınevinin katılımıyla gerçekleştirilen fuar, Arap dünyası dışındaki en büyük Arapça kitap fuarı olma özelliğini taşıyor.

Merkezi Kahire'de bulunan Arap Yayıncılar Birliği tarafından akredite edilen organizasyon, yayıncılık, kültür ve akademi dünyasının önemli buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

Fuar, Türkiye'de eğitim gören öğrenciler, akademisyenler ve eğitimcilerin yanı sıra Arapçaya ilgi duyan farklı milletlerden okur, yazar, gazeteci ve araştırmacılara da geniş bir buluşma alanı sağlıyor.

Etkinlik bünyesindeki telif ve tercüme bölümünde yayıncılar, yazarlar, akademisyenler, çevirmenler, grafik tasarımcılar ve sektör temsilcileri bir araya gelerek yeni projeler, yayın hakları ve uluslararası işbirlikleri üzerine görüşmeler gerçekleştiriyor.