6 Şubat 2026 Cuma
DOLAR 43.62 ₺
EURO 51.53 ₺
STERLIN 59.30 ₺
G.ALTIN 6,915.18 ₺
BTC 64,702.54 $
ETH 1,914.58 $
BİST 0.00

    SEDDK, TSB ve DASK heyeti depremin yıl dönümünde Kahramanmaraş'ta ziyaretlerde bulundu

    GündemEkonomiTeknolojiİstanbul 5
    Yayınlama: 6 Şubat 2026 Cuma 15:18
    ads

    - Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar: - "Türkiye'deki en büyük afet riski deprem değil, sigortasızlıktır. Afetler sonrasında hayatı yeniden başlatan şey yalnızca fiziki inşa değil, ekonomik düzenin kesintisiz sürdürülebilmesidir"

    SEDDK, TSB ve DASK heyeti depremin yıl dönümünde Kahramanmaraş'ta ziyaretlerde bulundu

    İSTANBUL (AA) - Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) heyeti, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümü dolayısıyla Kahramanmaraş'ta bir dizi temas gerçekleştirdi.

    TSB'den yapılan açıklamaya göre, SEDDK, TSB ve DASK üst yönetimi, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde iş dünyasıyla bir araya gelerek sigortasızlıkla mücadele, afetlere karşı dayanıklılık ve Zorunlu Afet Sigortası'nın (ZAS) 2026 vizyonunu ele aldı.

    Ziyarete, SEDDK Başkanı Davut Menteş, TSB Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, TSB Yönetim Kurulu Üyesi Erol Öztürkoğlu, TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ile DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan katıldı.

    SEDDK, TSB ve DASK heyeti, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odasını (KMTSO) ziyaret etti.

    Görüşmede, depremin ardından bölgenin ekonomik ve ticari yapısının yeniden güçlendirilmesine yönelik atılan adımlar, sigorta sektörünün afet sonrası toparlanmadaki rolü ve iş dünyasının dayanıklılığının artırılmasına yönelik çalışmalar ele alındı.

    6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlar bir kez daha rahmetle anılırken, TSB heyeti tarafından yapılan değerlendirmelerde, afetlere karşı toplumsal farkındalığın artırılması, sigorta bilincinin güçlendirilmesi ve risklere karşı daha dayanıklı bir ekonomik yapı oluşturulmasının önemi vurgulandı.

    Türkiye Sigorta Birliği, deprem başta olmak üzere tüm afetlere karşı risk yönetimi ve finansal güvence mekanizmalarının geliştirilmesi amacıyla kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliklerini güçlendirmeye devam edeceğini tekrardan kamuoyuyla paylaştı.

    - Zorunlu Afet Sigortası çalışmalarında sona gelindi

    Ziyaret kapsamında Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası tarafından, bölgedeki acentelerin yoğun ilgi gösterdiği "İş Dünyası Sigorta Buluşması Paneli" düzenlendi.

    Açıklamada, paneldeki görüşlerine yer verilen Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu, 6 Şubat depremlerinin Kahramanmaraş ve bölge ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, sigortacılık sisteminin afetlere karşı dayanıklılığın artırılmasında hayati bir rol üstlendiğini vurguladı.

    Buluntu, iş dünyasının yaşadığı tecrübelerin doğru analiz edilmesinin ve sigorta mekanizmalarının bu doğrultuda güçlendirilmesinin önemine işaret etti.

    SEDDK Başkanı Davut Menteş de 6 Şubat sonrası edinilen tecrübelerle sigortacılıkta yeni bir dönemin başladığını belirterek, depremle birlikte sel, heyelan ve orman yangını gibi tüm doğa kaynaklı afetleri tek bir poliçe kapsamında toplayacak olan Zorunlu Afet Sigortası çalışmalarında sona gelindiğini açıkladı.

    Menteş, 2026'da hayata geçmesi planlanan Zorunlu Afet Sigortası ile koruma kalkanının genişleyeceğini aktararak, sistemin sürdürülebilirliği açısından "otomatik yenileme" mekanizmasının kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Menteş, şirketlerin hasar ödeme kapasitelerini ölçmek amacıyla her yıl düzenlenen stres testlerinin ve modelleme zorunluluğunun sektörün finansal dayanıklılığını en üst seviyede tuttuğunu hatırlattı.

    - Sigortasızlık koruma açığını büyütüyor

    TSB Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, 6 Şubat depremlerinin 100 milyar doların üzerinde doğrudan ekonomik hasara yol açtığına dikkati çekerek, sigorta sektörünün bu zararın yalnızca yüzde 5-6'lık bölümünü karşılayabilmesinin Türkiye'deki "koruma açığını" net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti.

    Yaşar, sigortacılığın yalnızca finansal bir araç değil, ülkenin sürdürülebilirliği açısından savunma sanayisi kadar stratejik bir sektör olarak konumlandırılması gerektiğinin altını çizdi.

    Devlet politikalarında sigortanın koruma açıklarını kapatıcı bir enstrüman olarak yer almasının önemine vurgu yapan Yaşar, şunları kaydetti:

    "Sektör olarak stratejimizi artık sadece hasar sonrası tazminat ödemek değil, riskleri gerçekleşmeden önlemek üzerine kurduk. Türkiye'deki en büyük afet riski deprem değil, sigortasızlıktır. Afetler sonrasında hayatı yeniden başlatan şey yalnızca fiziki inşa değil, ekonomik düzenin kesintisiz sürdürülebilmesidir."

    TSB Yönetim Kurulu Üyesi Erol Öztürkoğlu ise afetlerin ardından fiziksel yapıların bir şekilde ayağa kalktığını ancak kaybedilen canların telafisinin olmadığını hatırlatarak, hayat sigortalarının önemine değindi.

    Öztürkoğlu, Türkiye'de hayat sigortalarının yüzde 70-80 oranında banka kredilerine bağlı yapıldığını, bireysel tercihin ise hala çok düşük kaldığını aktararak, bu tablonun değişmesi gerektiğini ifade etti.

    Bireylerin kendi canlarını ve sakatlık risklerini güvence altına alacak finansal kültüre sahip olmalarının, büyük afetlerin toplumsal yıkım etkisini azaltacak en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Öztürkoğlu, "Sigorta bilincimiz hala büyük oranda 'mal' sigortası üzerine kurulu." ifadesini kullandı.

    - "Hasarın ötesinde bir sorumlulukla hareket ediyoruz"

    DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın, DASK'ın 6 Şubat'ta "hasarın ötesinde bir sorumlulukla" hareket ettiğini belirtti.

    Akın, eksper süreçlerinin tamamlanmasını beklemeden başlatılan avans ödemeleri ve hafif hasarlı konutlara yönelik hızlı ödeme modellerinin, vatandaşların nakit ihtiyacının karşılanmasında hayati rol oynadığının altını çizdi.

    DASK'ın teknolojik altyapısını sürekli güncelleyerek olası bir afet anında aynı anda on binlerce hasar ihbarını yönetebilecek kapasiteye ulaştığına işaret eden Akın, sigortalılık oranını artırmanın yanı sıra, poliçe sahiplerinin gerçek bina değerleri üzerinden güvence almalarını sağlamanın, kurumun 2026 vizyonunda öncelikli bir madde olduğunu kaydetti.

    DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan ise, 6 Şubat depremleri sonrasında DASK'ın 519 binden fazla konuta toplam 39 milyar lira ödeme yaparak dünya sigortacılık tarihinde nadir görülen bir başarıya imza attığını vurguladı.

    Demirkan, penetrasyon oranını yüzde 55'in üzerine çıkarmak amacıyla yasal düzenlemelerle hayata geçirilecek doğru metrekare beyanı ve poliçe sürekliliği gibi uygulamaların, DASK'ın finansal gücünü daha da pekiştireceğini ifade etti.

    Ankara'daki DASK Olağanüstü Yönetim Merkezi aracılığıyla operasyonun kesintisiz şekilde yönetildiğini aktaran Demirkan, "Kısa sürede bu hacimde bir ödemeyi yapmak, teknolojik ve operasyonel gücümüzün bir kanıtıdır." değerlendirmesini yaptı.

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code