5 Mayıs 2026 Salı
DOLAR 45.22 ₺
EURO 53.01 ₺
STERLIN 61.45 ₺
G.ALTIN 6,648.56 ₺
BTC 80,744.55 $
ETH 2,374.94 $
BİST 0.00

    SAHA 2026'da Türk savunma sanayisinde ihracat, teknoloji ve ekosistem vurgusu

    GündemEkonomiTeknolojiAnkara
    Yayınlama: 5 Mayıs 2026 Salı 17:47
    ads

    SAHA 2026'da Türk savunma sanayisinde ihracat, teknoloji ve ekosistem vurgusu

    İSTANBUL (AA) - Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisindeki dönüşüm süreci, SAHA 2026 fuarı kapsamında çok boyutlu şekilde ele alındı.

    Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı gerçekleştiriliyor.

    Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarda gerçekleştirilen "Türkiye'nin Savunma ve Havacılık Sanayisi Stratejisi: Gelişim, Dönüşüm ve Küresel Konumlandırmada Kamu-Özel Sektör İş Birliği Modelleri" başlıklı panelde, savunma sanayisinin önde gelen firmalarının temsilcileri, sektörün geldiği nokta, ihracat performansı ve küresel rekabetteki konumunu değerlendirerek gelecek döneme ilişkin yol haritasına dair önemli mesajlar paylaştı.

    Panelde konuşan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, sektörün ihracat odaklı büyümesine dikkati çekerek, "Son 3 senedir STM cirosunun yüzde 60'ını ihracattan karşılıyor. Hem ülkelerle daha sıcak ilişkilere sahip olmak hem de ülkemize destek olabilmek adına, ihracattan para kazanıp, kazanılan para ile AR-GE yapalım ve yeni ürün geliştirelim amacıyla çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

    Güleryüz, "Sahadaki firmalarımız ve ekosistemimiz çok iyiler, ama daha yolun başındayız. Birçok ürünümüz daha yeni seri üretime geçiyor ve yeni yaygınlaşıyor ama daha çok yolumuz var. En iyi teknoloji en iyi teknik çözümü en uygun fiyata vermeniz ve sattığınız ürünlerin arkasında durup o güveni vermeniz gerekiyor. Türkiye'deki ekosistem çok güzel, savunma sanayisi belli bir yere geldiyse tüm firmalarımızın katkısı var." diye konuştu.

    - Küresel rekabet ve stratejik dönüşüm

    Panelde söz alan Kale Grubu Başkan Vekili Osman Okyay ise enerji ve uzay gibi birçok alandaki küresel gelişmelerin savunma sanayisini doğrudan etkilediğini belirtti.

    Okyay, "Enerji, önümüzdeki dönemde büyük bir koz ve güç olacak. Küresel gelişmeler ve çatışmalar savunma harcamalarını artırıyor. Bu da her ülkenin ciddi bir silahlanma yarışına girmesine sebep olurken savunma sanayisinin önemini ortaya çıkardı." değerlendirmesinde bulundu.

    Sektörün tarihsel gelişimini üç fazda ele alan Okyay, Türkiye'nin özellikle 2000'li yıllardan itibaren özgün sistemler geliştirme yönünde kritik bir eşik aştığını vurguladı.

    "2000'li yıllarda siyasi iradenin aldığı, kendi milli ve özgün sistemlerimizi tasarlamamız lazım kararı da en az Savunma Sanayii Başkanlığının (o dönemki adıyla Savunma Sanayii Müsteşarlığının) kurulması kadar kritik bir dönüm noktasıdır." ifadesini kullandı.

    Savunma sanayisinin ülke bağımsızlığı açısından kritik rol oynadığını belirten Okyay, "Bugün savunma sanayisi alanında yapılan çalışmalar ülke bağımsızlığı için yapılan çalışmalar." dedi.

    - Ekosistem ve küresel yayılım

    Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Genel Müdürü Bilal Topçu ise Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı noktayı rakamlarla ortaya koydu.

    Topçu, "32-33 yaş ortalaması olan bir savunma sanayisi sektörü ile dünyanın tüm her yerine ürün gönderen bir noktaya geldik. Bu ürünlerin sahada test edilmiş olması çok önemli. Savunma sanayisi ürünleri gerçekten sahada ispatlanmış ve sonuçları ile birlikte satışlarını gerçekleştirebiliyor." dedi.

    Sektördeki işbirliği modeline dikkati çeken Topçu, "Savunma sanayisinde vakıf şirketlerimizin üstlendiği birçok ürün ve sistem, orta ölçekli firmalara paylaşılıp öğretiliyor, bazen binin üzerinde firma bir iş üzerinde emek veriyor." dedi.

    Yurt dışı yapılanmasına ilişkin de bilgi veren Topçu, "33 ayrı ülkede 60'ın üzerinde vakıf şirketlerimizin yeni şirketleri kuruldu. Bu şirketleri oralardaki ihalelere girebilmek ve projelerimizi genişletebilmek için kuruyoruz." açıklamasında bulundu.

    Savunma sanayisinin yalnızca askeri değil, sivil alanlara da katkı sunduğunu vurgulayan Topçu, "Sadece askeri alanda değil, sivil ve ikili kullanım alanlarında da vakıf şirketlerimiz çalışmalarına devam ediyor. Pandemide bunun örneklerini hızla geliştirilen solunum cihazlarıyla gördük." ifadelerini kullandı.

    Bu arada panelde yapılan değerlendirmelerde, Türkiye'nin savunma sanayisinde ihracat odaklı büyüme, güçlü ekosistem yapısı ve kamu-özel sektör işbirliği sayesinde küresel ölçekte daha etkin bir aktör olma yolunda ilerlediği vurgulandı.





    İlk Yorumu Sen Yaz
    code