İSTANBUL (AA) - Kuveyt Türk tarafından yayımlanan "Ruh-u Ten: Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe Koku" adlı kitap, Ortaköy Kethüda Hamamı'nda tanıtıldı.
Eser, koku kültürünün Antik Çağ'dan Osmanlı'ya, Orta Asya'dan bugüne uzanan serüvenine ve insanlık tarihinde geçirdiği değişime odaklanıyor.
Dünya Koku Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Kuveyt Türk İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel, kültürel, sosyal ve insani değerleri koruyup geliştiren projelere destek verdiklerini söyledi.
Toplumun geleceğinin sadece ekonomik büyümeyle gelişemeyeceğini vurgulayan Sel, "Burada kültürel hafızayı ne kadar koruyabildiğiniz de çok önemlidir. Bu kapsamda Kuveyt Türk olarak uzun yıllardır kültür ve sanat alanındaki çalışmalarımızı yalnızca bir sosyal sorumluluk alanı olarak görmüyor, medeniyetimizin birikimini geleceğe taşıma sorumluluğumuzun doğal bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu anlayışla bugüne kadar birçok kültürel projeye destek verdik." ifadelerini kullandı.
Sel, Kuveyt Türk Yayınları çatısı altında 2006'dan bu yana birçok esere imza attıklarını dile getirerek, "Gelecek nesillere kaynak kitaplar bırakmak amacıyla 'Kaybolan Meslekler' eseriyle başlayan yayınlarımız 'Kaybolan Çeşmeler', 'Evliya Çelebi Hac Yolculuğu', 'Büyük Mecidiye Camii ve Ortaköy', 'Ayasofya'nın Nişanesi: Kazasker Mustafa İzzet' çalışmalarıyla devam etti. Bugün yeni kitabımız Ruh-u Ten'i sizlerle buluşturmanın heyecanını yaşıyoruz." diye konuştu.
Kokunun, sahip olduğu derin anlamlara dikkati çeken Sel, şunları aktardı:
"Türk kültüründe ve İslam medeniyetinde koku, yalnızca güzel kokmakla ilgili değildir. Temizlik, zarafet, misafirperverlik, gündelik yaşam, sanat ve manevi hayatla iç içe geçmiş çok katmanlı bir kültürel unsurdur. Ancak bu zengin mirasın büyük bölümü zaman içerisinde görünmez hale gelmiş, yeterince kayıt altına alınamamış ya da geniş kitleler tarafından bilinmez olmuştur. Ruh-u Ten tam da bu noktada önemli bir boşluğu dolduruyor. 'Ruh-u Ten'in yalnızca bir kitap değil, aynı zamanda kültürel hafızamıza bırakılmış önemli bir kayıt olduğuna inanıyoruz."
- "Koku, sadece ticareti yapılan emtia değil, bir kültür meselesidir"
Kuveyt Türk Hazine ve Uluslararası Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Aslan Demir ise Kuveyt Türk'ün temel düsturlarının başında "Değerlerimizle Büyüyoruz" yaklaşımının geldiğini söyledi.
Sanatsal çalışmalara verdikleri öneme işaret eden Demir, "Kadim medeniyetimizi yansıtan eserlerin gelecek kuşaklara ulaştırılması için gayret ediyor, bu kapsamda kalıcı değer üreten kişi ve kurumların yanında yer alıyoruz. Medeniyetimizin izinde, sanatın ve sanatkarın yanında konumlanarak sürdürdüğümüz kültür yolculuğumuzda müstesna projeleri hayata geçirdik ve kültürel hafızanın şekillenmesine, hatırda kalmasına ve bugüne ulaşmasına katkı sağladık." dedi.
"Ruh-u Ten" kitabının, yapılan çalışmaların devamı niteliğinde olduğunu kaydeden Demir, "Bu projenin öncesinde kıymetli koleksiyoner Bekir Kantarcı'nın ülkemiz başta olmak üzere, muhtelif kıta ve coğrafyalarda itinayla topladığı her biri diğerinden kıymetli koku ve parfüm şişelerinden oluşan bir koku sergisi hayata geçirmiştik. Böyle anlamlı bir sergiyi sanatseverlerin beğenisine sunduktan sonra koku konusunu kalıcı bir esere dönüştürmek niyetiyle bu kitap projesini hayata geçirdik. Dünya Koku Günü'nde bu eseri sizlere sunmak bizi ayrıca mutlu ediyor." diye konuştu.
İslam sanat tarihi araştırmacısı ve koleksiyoner Bekir Kantarcı, yayın sürecinin 5 yıl önce başladığını belirterek, çalışma bağlamında 6 bin civarında koku objesinin envanter kaydının oluşturulduğunu ifade etti.
Hazırlanan çalışmayla kokunun kendine ait bir ifade alanı bulduğunu aktaran Kantarcı, şunları kaydetti:
"Kokuyla ilgili ilk olarak 2024'te bir sergi açmıştık ve bu sergi çok büyük ilgi gördü. Ülkemizde ne yazık ki koku fazlasıyla ihmal edilmiş bir alan. Bizim açtığımız sergi bunun giderilmesinde önemli bir açığı kapatmıştı. Bu noktada temel amaçlarımızdan biri bir koku müzesi açmak. 'Ruh-u Ten' kitabı bu anlamda müzenin öncesinde önemli bir eksikliği gideren bir eser oldu. Koku, sadece ticareti yapılan emtia değil, bir kültür meselesidir. Sahip olduğumuz zengin tecrübeyi günümüze aktararak dünyanın gündemine koyabilmemiz temel amacımızdır. Çalışmanın, Türk koku tarihine ilişkin kaynakların yeniden değerlendirilip, ele alınmasına katkı sunmasını umut ediyoruz."
Etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesinin ardından sona erdi.




