11 Mart 2026 Çarşamba
DOLAR 44.10 ₺
EURO 51.24 ₺
STERLIN 59.34 ₺
G.ALTIN 7,354.29 ₺
BTC 69,988.62 $
ETH 2,033.98 $
BİST 0.00

    Hollandalı mühtedi Meryem, Kur’an ile hayatının değiştiğini ve şifa bulduğunu anlattı:

    GündemTeknolojiKültür-Sanat 6
    Yayınlama: 11 Mart 2026 Çarşamba 11:47
    ads

    - "Birden gözyaşlarım kendiliğinden akmaya başladı. O sözler kulaklarıma değil, kalbime işledi" - "'Bu kitap beni gerçekten iyileştirdi' dedim ve hemen Kelime-i Şehadet getirdim”

    Hollandalı mühtedi Meryem, Kur’an ile hayatının değiştiğini ve şifa bulduğunu anlattı:

    LAHEY (AA) - ABDULLAH AŞIRAN - Hollandamühtedi Meryem Prens, genç yaşta yaşadığı ağır hastalık sürecinde Kur’an-ı Kerim dinledikten sonra hayatının değiştiğini belirterek, “Birden gözyaşlarım kendiliğinden akmaya başladı. O sözler kulaklarıma değil, kalbime işledi.” dedi.

    Hollanda’nın Lahey kentinde yaşayan ve Hollanda Diyanet Vakfına bağlı Kuba Camisi'nde gönüllü olarak hizmet veren 39 yaşındaki Meryem, İslam’la tanışma hikayesini ve değişen hayatını AA muhabirine anlattı.

    Venezuelalı ve Hollandalı bir aileden gelen Meryem, 14 yaşında yaşadığı anoreksiya nervoza hastalığı sürecinde ölümden döndüğünü, arkadaşının evinde dinlediği Kur’an-ı Kerim ile şifa bulduğunu ve ardından İslam’ı seçtiğini anlattı.

    Asıl adı "Elisa Maria" olan Meryem, Müslüman olduktan sonra aynı anlamı taşıdığı için "Meryem" ismini aldığını dile getirdi.

    Meryem, Katolik bir ailede büyüdüğünü ve çocukluğunda oldukça dindar olduğunu belirterek, “İslam beni her zaman etkilemişti ama ben Hristiyan olarak yetiştirildim. Her zaman kiliseye giderdim ama bazı şüphelerim de vardı. Çünkü birçok şey bana mantıklı gelmiyordu. Bu yüzden kilisede sorular sorardım." dedi.

    Kilisede sorduğu sorulara tatmin edici cevaplar alamadığını ifade eden Meryem, "Allah’ın varlığına inanıyordum ama 'Tanrı’nın oğlu' meselesi bana çok belirsiz geliyordu. Kilisede bunu sorduğumda bana ‘Çok fazla soru sormamalısın, sadece kabullenmelisin’ dediler." diye konuştu.

    Meryem, o dönemde geçirdiği ağır hastalığın hayatını olumsuz etkilediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

    "Ölüm döşeğindeydim. Anoreksiya nervoza hastalığım vardı. Doktorlar beni tamamen gözden çıkarmıştı. Üç ay boyunca hiç beslenmeden hastanede kaldım. 75 kilodan 31 kiloya düşmüştüm. Durumum gerçekten çok kritikti. Sonunda doktorlar ‘Seni artık kurtaramayız. Evde mi ölmek istersin yoksa hastanede mi?’ diye sordular."

    - "O sözler kulaklarıma değil, kalbime işledi"

    Meryem, Afrikalı Müslüman komşularıyla çok iyi ilişkisi olduğunu ve oradaki arkadaşlarıyla vedalaşmak üzere onların evine gittiğini anlattı.

    Komşularının evine gittiğinde kapıyı tanımadığı bir kişinin açtığını anlatan Meryem, o an yaşadıklarını şöyle aktardı:

    “Bana ‘Biraz dinlenebilirsin, onları burada bekleyebilirsin. Alışverişe gittiler.’ dedi. Ben de ‘Benim o kadar vaktim yok, çünkü ben ölüyorum.’ dedim. Bana ‘Hayatı ve ölümü veren Allah’tır. Ne zaman öleceğine doktor değil Allah karar verir. Allah Kur’an ile de şifa verir.’ dedi. Ben de ‘Kur’an bana bir şey yapamaz çünkü ben Müslüman değilim.’ dedim. Bana ‘Kur’an Allah’ın kelamıdır ve bütün insanlar içindir. Senin için okuyayım mı?’ dedi. Ben de ‘Zaten kaybedecek bir şeyim yok, nasıl olsa öleceğim, dinleyebilirim.’ dedim.”

    Meryem, Kur’an-ı Kerim okunmaya başlandığında çok farklı bir şey hissettiğini belirterek, “Birden gözyaşlarım kendiliğinden akmaya başladı. O sözler kulaklarıma değil, kalbime işledi. Kalbime öyle derinden dokundu ki ağlamaya başladım. Sonra birden bayıldım.” ifadesini kullandı.

    Bayıldıktan sonra 16 saat uyuduğunu anlatan Meryem, bunun kendisi için olağanüstü bir şey olduğunu vurgulayarak, “Üç ay boyunca günde sadece 1,5 saat uyuyabiliyordum. Bu durum benim için gerçekten bir mucizeydi. Sonrasında ise yeniden yemek yemeye başladım ve iyileştim. Üç ay boyunca yemek yiyememiştim. Orada arkadaşımı ve annesini gördüğümde onlara ‘Bu kitap beni gerçekten iyileştirdi.’ dedim ve hemen Kelime-i Şehadet getirdim. Bu (İslam) gerçekten barış, sevgi ve merhamettir.” dedi.

    - "Cami benim için bir huzur yeri"

    Ailesinin Müslüman olmasını kabul etmekte zorlandığını, özellikle annesinin bu duruma karşı çıktığını dile getiren Meryem, “Annem ve babam iyileştiğime sevindiler ama Müslüman olduğuma pek sevinmediler. Annem Kur’an için ‘o sihir kitabı’ dedi.” diye konuştu.

    Meryem, Müslüman olduktan sonra ailesinin kendisini evden kovduğunu, Müslüman komşularının ise kendisini evlatlık edindiğini anlattı.

    17 yaşında evlendiğini ve çocuk sahibi olduğunu belirten Meryem, Müslüman ailesiyle bağlarının hiç kopmadığını, yaşlanan öz ailesiyle de zaman zaman görüştüğünü ifade etti.

    Meryem, hayatını Allah’a hizmet etmeye adadığını ve camide gönüllü çalışmalar yürüttüğünü belirterek, "Ben neredeyse her gün camideyim. Cami benim için bir huzur yeri. Gayrimüslimler meditasyon yapar, yoga yapar. Benim huzur anım camide oluyor." değerlendirmesinde bulundu.

    Cami bünyesinde kadınlarla birçok faaliyet yaptıklarının altını çizen Meryem, “Ayda bir kez lahmacun yapıyoruz ve geliri camiye bağışlanıyor. Ayda bir kez kahvaltı düzenliyoruz. Sık sık da kermesler yapıyoruz.” dedi.


    İlk Yorumu Sen Yaz
    code