ANKARA (AA) - HÜMEYRA AYAZ - Hidroelektrik Santralları Sanayi ve İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, bu yıl yağışların ve su rejiminin olumlu seyretmesiyle hidroelektrik üretiminde tarihi rekorlara ulaşıldığını belirterek, söz konusu üretimin doğal gazın yerini alması sayesinde yaklaşık 5 milyar dolarlık enerji ithalatının önüne geçildiğini bildirdi.
Anadolu Ajansı Enerji Terminali programına konuk olan Güven, 2026'nın hidroelektrik sektörü açısından son derece verimli geçtiğini söyledi.
Güven, geçen yılın kurak geçtiğini anımsatarak, bu yıl ise yağışlar, kar örtüsü ve yeraltı su kaynaklarının olumlu katkısıyla hidroelektrik üretiminde önemli artış yaşandığını ifade etti.
Türkiye'nin toplam kurulu gücünün 125 bin 800 megavat seviyesinde bulunduğunu kaydeden Güven, bunun 32 bin 314 megavatlık bölümünü hidroelektrik santrallerinin oluşturduğunu dile getirdi.
Güven, yılın ilk 6 ayında hidroelektrik santrallerinin toplam elektrik üretiminin yüzde 33,8'ini karşıladığına işaret ederek, bu performansın enerji arz güvenliği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
- Yaklaşık 5 milyar dolarlık doğal gaz ikamesi sağlandı
Hidroelektrik üretiminin yalnızca elektrik sistemine değil, dış ticaret dengesine de önemli katkı sunduğunu belirten Güven, "İlk 6 aylık dönemde yaşanan enerji ve petrol krizlerinin konuşulduğu süreçte hidroelektrik Türkiye için büyük değer yarattı. Takribi 5 milyar dolar gibi bu üretilen enerjinin doğal gaz ikame oranına ulaştığını düşünüyoruz, hesaplıyoruz." ifadesini kullandı.
Güven, Türkiye'nin son 20 yılda hidroelektrik alanında büyük yatırımlar gerçekleştirdiğini ifade ederek, mevcut hidroelektrik kurulu gücünün yatırım değerinin yaklaşık 80 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyledi.
Bu yatırımlar sayesinde Türkiye'nin hidroelektrikte dünyada ilk 10 ülke arasına girdiğini belirten Güven, Avrupa'da ise ikinci sırada bulunduğunu dile getirdi.
Güven, İran-İsrail geriliminin etkisiyle petrol, doğal gaz ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) fiyatlarında yaşanan yükselişin Türkiye açısından sınırlı hissedildiğine dikkati çekerek, bunda hidroelektrik üretiminin önemli payı bulunduğunu ifade etti.
Bu yılın su açısından elverişli geçmesinin Türkiye için önemli avantaj oluşturduğunu belirten Güven, öte yandan üretim rekorlarına rağmen gelir tarafında aynı olumlu tablonun oluşmadığını belirterek, hidroelektrik santrallerinin yüksek üretime karşın düşük piyasa fiyatları nedeniyle finansal sürdürülebilirlik açısından zorluk yaşadığını aktardı.
Güven, iklim değişikliğinin sektörün önündeki en önemli başlıklardan biri olmaya devam ettiğini ifade ederek, önümüzdeki dönemde su kaynaklarının daha verimli yönetilmesi için yapay zeka, dijitalleşme ve akıllı havza yönetimi uygulamalarının daha fazla kullanılmasının önem kazanacağını sözlerine ekledi.
- "Güçlü yenilenebilir enerji sistemi ancak güçlü dengeleme altyapısıyla sürdürülebilir olabilir"
Türkiye'nin enerji dönüşümünde tarihi bir döneme girdiğini ifade eden Güven, "Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var, güçlü yeni yenilenebilir enerji sistemi ancak güçlü dengeleme altyapısıyla sürdürülebilir olabilir. Enerji üretim kaynakları arasındaki tercihlerimizi dışa bağımlılık, arz güvenliği, sistem esnekliği, kamu yararı ve karbon nötr hedeflerimizi göz önüne alarak belirlemeliyiz." diye konuştu.
Güven, hidroelektriği yalnızca bugünün değil, Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefinin ve enerji arz güvenliğinin en önemli bileşenlerinden biri olarak gördüklerini söyleyerek, "Enerji dönüşümünün başarısı, güneşi, rüzgarı, hidroelektriği, depolamayı ve şebeke altyapısını birbirlerinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirebildiğimiz ölçüde mümkün olacaktır." dedi.


