İSTANBUL (AA) - ÖZLEM LİMON - Fotoğraf sanatçısı Engin Uzun, Kabe başta olmak üzere Mekke, Medine ve Kudüs'e ait arşiv fotoğraflarını yapay zeka desteğiyle canlandırarak dijital mecralarda çalışmalara imza atıyor.
Uzun, İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü saldırılara dikkati çekmek amacıyla geliştirdiği "365 Gün Öldük" projesi kapsamında, 365 kişiyi Filistin kefiyesiyle fotoğrafladığı çalışmalarıyla da tanınıyor.
Yaklaşık 30 yıldır fotoğrafla uğraşan Uzun'un Instagram hesabında paylaştığı videolarda, Mekke ve Medine'ye ait görüntüleri yapay zeka desteğiyle hareketlendirdiği çalışmalar öne çıkıyor.
- "Dünyada Resulullah'ın kabrini en net çeken benim"
Çalışmalarına ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Uzun, 2015'ten bu yana Kabe'ye ilişkin fotoğrafları arşivlediğini, bu görselleri çok kıymetli bulduğunu, ancak sağlık sorunları nedeniyle son bir yıldır bölgeyi ziyaret edemediğini söyledi.
Engin Uzun, 1800'lü yıllardan kalan Kabe fotoğraflarını güncelleyip, restore ettiğini de belirterek, şunları anlattı:
"Düzenledikten sonra yapay zekayı dibine kadar kullanıp o görüntüleri canlandırmak istedim. Sebebi de insanlar eskiden yatarken dua ediyordu. Şimdi Instagram'a bakıyor. Son gördüğü şey Kabe olsun istiyorum. Bilinçaltına gidip de belki rüyasını görür, gitmek ister. Buna vesile olurum. Bunun karşılığını yaşadım. Bir gün Mekke'de bir oteldeyim. Arkadan birisi bağırıyor, 'Hacı abi, o kadar çok gözüme soktun ki Kabe'yi. Allah senden razı olsun.' dedi. Önce kavga edeceğiz zannettim ama 'Sayende buraya (Kabe'ye) geldim.' dedi. Bu durumla ilgili o kadar çok şey yaşadım ki, elhamdülillah."
Mekke, Medine ve Kudüs şehirlerinin yanı sıra Ayasofya'nın çok kıymetli olduğunu vurgulayan Uzun, "Mekke, Medine, Kudüs'e ait paylaşılan yüz fotoğraftan 10-15 tanesi benim. Dünyada Resulullah'ın kabrini en net çeken benim. Allah bana böyle bir şey nasip etti. Milyonlarca insanın salat-ü selamına vesile oldum." dedi.
Uzun, yapay zeka kullanımının fıkhi boyutuna da değinerek, "Şimdi yapay zekayla olmayan bir şeyi üretirsen bu caiz değil. Olan şeyleri yaparsan bu hem tutuyor hem de çok güzel oluyor. Bana göre yaklaşık 1,5-2 yıl sonra bu yapay zeka sönümlenecek. Görsel için söylüyorum. İnsanlar gerçeği arayacak. O zaman bu 2 yıl içerisinde ayakta durabilen en tepede kalacak. Çok önemli bir nokta bu. İnşallah biz de o tepede kalanlardan oluruz." değerlendirmesinde bulundu.
- "Bu kitap hiç hasta olmayanlara ve hastalığın tam ortasında olanlara yazıldı"
"Rabbim Ne Olur Toparla Beni" adlı bir kitap da kaleme aldığını dile getiren Uzun, yaklaşık 3,5-4 aydır pankreas kanseriyle mücadele ettiğini ve bu süreci kitapta yazdığını ifade etti.
Uzun, hastalığı öğrenme sürecinden sonra sosyal medyadaki yazılarından yola çıkarak Hatice Kübra Tongar'ın kendisini kitap yazmaya yönlendirdiğini belirtti ve "Bu kitap hiç hasta olmayanlara, yakını hasta olanlara ve hastalığın tam ortasında olanlara yazıldı. Bir nevi kullanım kılavuzu gibi." dedi.
Kitapta hastaya söylenmemesi gereken cümlelerle ilgili bir bölümün de yer aldığı bilgisini veren Uzun, şunları kaydetti:
"Allah insanı hayatta iki yerde durduruyor. Biri hacda, Arafat'ta 'dur, düşün ve tövbe et' diyor. Diğeri de hastalıkta. Seni durduruyor, düşündürüyor. Kim yakın, kim sahte, kim uzak hepsini öğretiyor. Aynı zamanda Allah'ın rızka kefil olduğunu da gösteriyor. Bunları dibine kadar yaşıyorum. Elhamdülillah, bu kitap da iyi bir eser oldu. Okuyan insanın bakış açısını değiştireceğine inanıyorum. Onun için çok kıymetli bir kitap."
Uzun, hastalığın kendisine kazandırdığı en önemli şeyin hayatındaki değerleri yeniden sıralamak olduğunu dile getirerek, "Önemsiz gibi zannettiğim her şey çok kıymetli. Önemli zannettiklerim aslında kıymetsiz. Şimdi böyle bir planlama yaptım. Ne önemli ne önemsiz. Ailenin, dostun, rızkın ne demek olduğunu yeniden anladım. Onun için bu kitap beni değiştirdi, inşallah başkalarını değiştirecek." diye konuştu.