ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hürmüz Boğazı'nın hangi mekanizmayla ve hangi yöntemle geçici süreyle açık tutulacağı üzerinde çalışıldığı bilgisini paylaşarak, "Geçici süreyle anlaşmaya varılması önemli. Petrolün akması gerekiyor ki dünyadaki petrol fiyatları, enerji fiyatları yükselmesin." dedi.
Bakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Dışişleri Bakanlığındaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
- Gazze Barış Planı'nın uygulanmasına yönelik çalışmalar
Fidan, Gazze Barış Planı'nın uygulanmasına yönelik çalışmaların "çok yoğun" şekilde devam ettiğini, Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının bunda ortak çalıştığını söyledi.
Hem taraflarla yapılan görüşmeler, hem hazırlanması gereken stratejik açılımların ciddi bir gayret gerektirdiğini dile getiren Fidan, "Çok şükür bugüne kadar biz, arabulucu sıfatımızla yapmamız gereken ve imkansız gibi gözüken birçok konuyu yoğun bir gayret içerisinde yaptık. Tabi burada Cumhurbaşkanımızın oynadığı kritik liderlik rolünün altını da çizmek gerekiyor. Bu rolü oynarken de hep şunu bildik: Biz ne kadar imkansız görünse de bazı konuların çözüme bağlanması, kabul edilmesi, özellikle Filistin tarafından, bu ilerletilirken, İsrail'in bundan her zaman kaçacağını, zihnindeki asıl hedefi değiştirmediğini, dolayısıyla uluslararası toplumun ve ilgili aktörlerin bu konuda tetikte olması gerektiğini hep biliyorduk ve altını da çiziyorduk." ifadelerini kullandı.
- "İsrail, Gazze'yi Gazzelilerin yönetmesini istemiyor"
"Geldiğimiz noktada özellikle ikinci aşamaya geçişte, İsrail'in ayak sürüdüğünü görüyoruz." diyen Fidan, sürecin neticesinde İsrail'i, Filistin ve Gazze'den çekilmeye itecek ve Tel Aviv yönetiminin Gazze'nin tekrar Gazzeliler tarafından yönetileceği bir durumu görmek istemediğine dikkati çekti.
Fidan, Barış Planı kapsamında belli şartlar sağlandığında bunun öngörüldüğünü, bunun uygulanmasında ortaya çıkan sorunlar ve alınması gereken tedbirler konusunda Amman'da dün geniş kapsamlı toplantı yapıldığını hatırlattı.
Amman'da yapılan Pakistan, Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan toplantısında da bu konunun çok detaylı bir şekilde ele alındığını vurgulayan Fidan, eylüle kadar atılması gereken diplomatik adımların karara bağlandığını aktardı.
Fidan, bu hususta eylülde geniş kapsamlı liderler düzeyinde toplantı olabileceğini belirterek, şu ana kadar Barış Planı'nın uygulanmasına yönelik atılan adımlar, buradaki ihlaller, buna yönelik uluslararası toplum ve bu anlaşmaya destek veren aktörlerin yapabileceklerinin "çok detaylı" şekilde görüşülmesi gerektiğini dile getirdi.
Gazze'deki yürüyen süreçle ilgili dezavantajlardan birinin de, Körfez'de devam eden çatışma durumu ve Hürmüz Boğazı'ndaki küresel etki gösteren mesele olduğuna değinen Fidan, "İran ile ABD arasındaki müzakerelerin bir sonuca bağlanamamış olması da açıkçası, hem bölge ülkelerinin hem uluslararası toplumun dikkatinin bir noktada Gazze'ye yoğunlaşmasını engelliyor. Ama biz Türkiye olarak bütün platformlarda oraya yönelik dikkatimizi de olabilecek en yüksek düzeyde tutmaya devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Fidan, bu konuda Ankara'nın çalışmalarının devam ettiğine vurgu yaparak İran ile ABD arasındaki müzakerelerin bugün iyi bir haberle neticelenmesini diledi.
- Hürmüz Boğazı üzerindeki anlaşmazlık ve müzakereler
Dün Ürdün'de İran ile ABD arasındaki müzakereleri de ele aldıklarını kaydeden Fidan, "Konu (Hürmüz) Boğaz'la ilgili biraz komplikasyon içermekte. Teknik detayları çok. Umman'ın da oynaması gereken bir rol var. Haritayı gözünüzde canlandırdığınız zaman bir ucunda İran'ın, bir ucunda Umman'ın ama ortada da uluslararası seyre açık, uluslararası suların olduğu bir geçişten söz ediyoruz." dedi.
Fidan, Hürmüz Boğazı'nın hangi mekanizmayla ve hangi yöntemle geçici süreyle açık tutulacağı üzerinde çalışıldığı bilgisini paylaşarak, "Geçici süreyle anlaşmaya varılması önemli. Bir, petrolün akması gerekiyor ki dünyadaki petrol fiyatları, enerji fiyatları yükselmesin. İkincisi, bu bir kalıcı anlaşmaya imkan veren bir süreci de ortaya çıkarsın. 60 günlük bir süreç konuşuluyor. 60 günlük süreç içerisinde de eğer iyi çalışılırsa taraflar arasında kalıcı bir anlaşmaya ulaşılır." ifadelerini kullandı.
Tarafların nükleerle ilgili ve diğer konularda belli prensip anlaşmalarının olduğunu ve mutabık kaldığını dile getiren Fidan, ABD ve İran'ın samimi irade göstermesi durumunda kalıcı anlaşmaya ulaşılabileceğini ancak önce Türkiye'nin de katkılarını sunmaya devam ettiği Hürmüz Boğazı'yla ilgili sorunun çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Fidan, bölgedeki bütün sorunların birbiriyle ilişkili hale geldiğine işaret ederek, Türkiye'nin bölgesel sahiplenme mekanizmasını bölgesel müttefiklerle hayata geçirerek sorunlara sahip çıktığını vurguladı.
Uluslararası toplum ve müttefiklerle bu süreçte gerekli dayanışmayı göstereceklerini ancak sorunların çözümünün geçmişte dışarıdan beklenmesinin hatalı olduğunu yineleyen Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğini yaptığı bölgesel sahiplenme anlayışının bölge ülkelerine de tesir ettiğini ve bölge ülkelerinin sorunlarla mücadelede daha bilinçli hale geldiğini kaydetti.
Fidan, bölgedeki sorunların bu anlayışıyla çözülmesi için atılacak adımların bölgeye barış ve istikrar getirmekle kalmayıp uluslararası toplumun istikrarına katkı sağlayacağını ifade ederek, bölgenin insani ve coğrafi kapasitesine değindi.
Bakan Fidan, "Tabii burada istikrarın düşmanı olan, barışın düşmanı olan, yayılmacı emellerini başta İsrail olmak üzere gerçekleştirmek isteyen aktörlerin olduğunu da görüyoruz." dedi.
(Bitti)