İSTANBUL (AA) - Belgian Art Hub adlı uluslararası sanat platformu tarafından düzenlenen "Belçika-İstanbul Sanat Köprüsü" sergisi, sanatseverlerle buluştu.
Sergi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ev sahipliğinde, Belçika'nın İstanbul Başkonsolosluğunun destekleriyle Metrohan'da açıldı.
Jeroen Demoen'un küratörlüğünü üstlendiği sergide, sanatçı Karl Talip Kara, Saar De Buysere, Aksu Güney ve Veerle De Smet'in eserleri yer alıyor.
Sergi, farklı coğrafyalardan gelen sanatçıların üretimlerini ortak bir zeminde buluşturarak, izleyiciye disiplinler arası ve düşünsel bir deneyim alanı açmayı amaçlıyor.
- "Seçki, geçmiş ve bugün, insanla doğa, bellekle dönüşüm arasında katmanlı bir ilişki kuruyor"
Açılışta konuşan Belçika'nın İstanbul Başkonsolosu Tim Van Anderlecht, Türkiye ve Belçika'nın medeniyetlerin kesişim noktasında yer aldığını belirterek, "Türkiye ve İstanbul için bu, Avrupa ile Asya arasında olmak anlamına geliyor. Belçika içinse kuzey ve güney Avrupa arasında bir konum söz konusu. Bu coğrafi konumun, her iki ülkede de tarih boyunca pek çok ünlü örnekte görülen yaratıcı bir geleneğe dönüştüğünü ve bunun bugün de devam ettiğini düşünüyorum." dedi.
İBB Kütüphaneler ve Müzeler Müdürü Ali Şafak Özdemir ise serginin, farklı coğrafyalardan gelen sanatçıları, ifade biçimlerini ve hafızaları ortak bir zeminde buluşturduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
"İstanbul tarih boyunca çeşitliliğin başkenti oldu. Farklı kültürlerin, farklı seslerin ve farklı hikayelerin birbirine değdiği bu şehir, bugün de aynı çoğunluğunu taşımaya devam ediyor. Bugün açılışını yaptığımız sergi, bu çoğunluğun yansımasıdır. Çizimden heykele, fotoğraftan yerleştirmeye uzanan bu seçki, geçmiş ve bugün, insanla doğa, bellekle dönüşüm arasında katmanlı bir ilişki kuruyor."
- "Hiçbir kelimeye ihtiyaç olmayan en güzel lisan sanattır"
Sanatçı Aksu Güney de AA muhabirine yaptığı açıklamada, sergide iki seri olmak üzere sekiz eserinin yer aldığını dile getirerek, "Eserlerden biri 'Yığın'. Bu çalışmada, günümüzde insanların betonlaşma ve kalabalıklar içinde, adeta üst üste yığılmış kütleler halinde yaşamasının bende yarattığı sıkıntıları ele aldım. Zaman zaman hissedilen çaresizlik duygusunu bu şekilde dışa vurdum. Renk kullanımında ise Andrey Tarkovski'nin polaroidlerinden ilham aldım. Aynı zamanda bu eser, annemle birlikte geçirdiğimiz bir dönemin izlerini taşıyan, benim için hatıra niteliği de olan bir çalışma." diye konuştu.
Sanatçı Karl Talip Kara ise Belçika ve Türkiye arasında sanat alanında bir köprü kurulması adına böyle bir serginin hata geçirildiğini aktararak, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sanat en güzel lisan. Hiçbir kelimeye ihtiyaç olmayan en güzel lisan sanattır. Bütün gönülleri fetheder. Ben Belçika'da doğdum, büyüdüm. Avrupa'nın en köklü sanat okullarının bir tanesinde okudum. Türkiye'de yaşıyorum. Bu bina da zaten yanlış hatırlamıyorsam Belçikalı bir şirket tarafından yapıldı. Belki yüz yıl aradan sonra böyle bir ilişkiyi bu sergiyle de devam ettirmek büyük bir mutluluk."
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat'ın yanı sıra sanat dünyasından birçok ismin açılışa katıldığı sergi, 20 Mayıs'a kadar, Metrohan'ın birinci katında ücretsiz ziyaret edilebilecek.









