26 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46.63 ₺
EURO 53.22 ₺
STERLIN 61.69 ₺
G.ALTIN 6,068.79 ₺
BTC 60,640.80 $
ETH 1,612.93 $
BİST 0.00

    Ata toprağına sahip çıkmak için doğduğu köye kahvaltı evi açtı

    Kültür-SanatGündemTeknolojiBursa
    Yayınlama: 26 Haziran 2026 Cuma 11:17
    ads

    - Uzun yıllar özel sektörde çalıştıktan sonra doğup büyüdüğü köye dönüş yapan kadın, burada açtığı işletmede annesi ve anneannesinin ata tohumlarıyla yetiştirdiği ürünlerle misafirlerine kahvaltılık hazırlıyor - Girişimci Ümran Yaşar: - "Hem kültürel mirasıma hem de bana düşen topraklara sahip çıktım. Anneannem, dedem bir sürü tarlalar satın almışlar. Bir sürü ağaçlar yetiştirmişler. Ben de şimdi onların meyvelerini hem maddi anlamda hem de manevi anlamda yiyorum"

    Ata toprağına sahip çıkmak için doğduğu köye kahvaltı evi açtı

    BURSA (AA) - SALİHA NUR KÖKSAL - Bursa'da ata topraklarına sahip çıkmak için çalıştığı özel sektörü bırakıp doğup büyüdüğü kırsal mahalleye dönüş yapan Ümran Yaşar, Uludağ'ın eteklerinde annesi ve anneannesiyle açtığı kahvaltı evini işletiyor.

    Bursa Uludağ Üniversitesinde "Bilgisayar Programcılığı", "İktisat" ve "Dış Ticaret" bölümlerini bitiren, halihazırda aynı üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü'nde eğitim görmeye devam eden 35 yaşındaki Ümran Yaşar, uzun yıllar özel sektörde çalıştı.

    Kovid-19 salgını sürecinde doğup büyüdüğü Uludağ'ın eteklerindeki Osmangazi ilçesine bağlı kırsal Uluçam Mahallesi'ne geri dönme kararı alan Yaşar, atalarından miras kalan topraklarına sahip çıkmak, bölgeye canlılık katmak için annesi ve anneannesinin desteğiyle 4 yıl önce kahvaltı evi açtı.

    Kahvaltılıkları annesi ve anneannesinin ata tohumlarıyla yetiştirdiği ürünlerden hazırlayan Yaşar, özellikle hafta sonları çok sayıda misafir ağırlıyor.

    - "Burası geleneksel tarım yöntemleriyle insanları buluşturduğumuz bir yer"

    Uluçatı Kahvaltı Evi'nin sahibi Ümran Yaşar, AA muhabirine, açtığı kahvaltı eviyle annesi ve anneannesinin emeklerine de sahip çıktığını anlattı.

    Kahvaltı evinin ve ürünlerin yetiştiği toprakların hepsinin ata yadigarı olduğunu belirten Yaşar, "Hem kültürel mirasıma hem de bana düşen topraklara sahip çıktım. Anneannem, dedem bir sürü tarlalar satın almışlar. Bir sürü ağaçlar yetiştirmişler. Ben de şimdi onların meyvelerini hem maddi anlamda hem de manevi anlamda yiyorum." ifadesini kullandı.

    Yaşar, annesi ve anneannesinin halen kendi tarlalarında üretim yaptığını dile getirerek, "Ben de onların emeklerini, gerçekten doğayı seven, ilaçsız tarımı destekleyen insanlarla paylaşmaktan gurur duyuyorum. Özellikle yerli ve yabancı birçok turisti ağırlıyoruz. Dünyanın bambaşka ülkelerinden bizi ziyarete gelenler var. Köyümü diğer insanlara karşı böyle temsil etmek, atalarımın mirasını insanlara anlatmak benim için gurur verici." dedi.

    Yaşar, kahvaltı evinin çok özel bir manzara ve havaya sahip olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

    "Kahvaltıda misafirlerin önüne gelen her tabağın bir hikayesi var. Ata tohumdan bugünümüze ulaşan meyve ve sebzelerin hikayeleriyle, onları nasıl işlediğimizi anlatan hikayelerimizle kahvaltı sunumunu yapıyoruz. Özellikle yeşil domates turşu kızartması, kuru çıtır biber kızartması, ot kavurmalarımız var. Yabani otları değerlendiriyoruz. Burası geleneksel tarım yöntemleriyle insanları buluşturduğumuz bir yer."

    - "İlaç kullanmadan doğal olarak yetiştiriyoruz"

    Yaşar'ın annesi 55 yaşındaki Fatma Uslu da 2011 yılında eşinden boşandıktan sonra ortaokulu açıktan bitirdiğini, sonrasında ehliyet ve araba aldığını belirtti.

    Kızının gezip, gördüğü yerlerden esinlenerek böyle bir işletme açma fikrini kendisiyle paylaştığını dile getiren Uslu, dünyanın farklı ülkelerinden ve Türkiye'nin dört bir yanından gelenleri ağırlamanın mükemmel bir duygu olduğu söyledi.

    Uslu, kızının sayesinde hayalini bile kuramayacağı günleri yaşadığını anlatarak, gençlere destek verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Kendisinin de babadan miras topraklara sahip çıktığını belirten Uslu, "Kızımla iş arkadaşı olmak çok keyifli. Bazen tartışıyoruz, bazen tef çalıp oynuyoruz. Kendimizce çok güzel günler geçiriyoruz. Bağ bahçe işine ben bakıyorum. Sosyal medya işine kızım bakıyor. Gelen misafirlerle daha çok kızım ilgileniyor. Aslında kime ne görev düşüyorsa onu yapıyoruz. O anda nasıl gerekiyorsa herkes üzerine düşen görevi biliyor." diye konuştu.

    Ceviz, kiraz, ahududu, domates, biber, fasulye, erik, armut başta olmak üzere birçok meyve, sebzeyi kendilerinin yetiştirdiğini ifade eden Uslu, "Yani sofraya gelen her şey kendi toprağımızdan. İlaç kullanmadan doğal olarak kendimiz yetiştiriyoruz. Annem ve kızım iyi ki varlar. Beraber olmak bizi çok güçlü kılıyor. Onların yanında olmak, annemin benim arkamda olduğunu bilmek, kızımın yanımda olduğunu bilmek beni çok mutlu ediyor ve güçlü yapıyor." dedi.

    Yaşar'ın anneannesi 81 yaşındaki Zülfüye Uslu da kızı ve torununa elinden gelen desteği verdiğini anlattı.

    Uslu, 5 kızı ve 12 torunu olduğunu ve kendisinin de doğduğu topraklarda yaşadığı için mutlu olduğunu belirterek, "Mahalledeki insanlar da bizim için hep böyle gururlanıyorlar, bizi övüyorlar. Benim köyümün her şeyi güzel, özel. Havası yetiyor. Gelenler de burada mutlu oluyorlar." ifadesini kullandı.










    İlk Yorumu Sen Yaz
    code