Kitahaber.com | Gündem Haberleri ve Daha Fazlası
⌂
Anasayfa ›Gündem
Gündem

Yazar Beşir Ayvazoğlu, İstanbul'daki ramazan akşamlarının manevi ve kültürel hikayesini anlattı:

- "Ramazan, hiç şüphesiz büyük bir sabırsızlıkla yolu gözlenen bir anlama sahipti. Bir yandan camilere rağbet fazlalaşırdı. Kahvehanelerdeki canlılık artar, meddahlar, Hacivat-Karagöz oynanır, hanende ve sazendeler sanat icra ederlerdi. Divanyolu'ndan Şehzadebaşı'na kadar her yer cıvıl cıvıl olurdu" - "Eskide bildiğimiz anlamda bir tatil yoktu. Bu nedenle ramazan bütün şehir içi bir dinlenme, ibadet ve eğlenme mevsimiydi"

Yayınlama: 15.03.2026 - 12:32
Paylaş:

İSTANBUL (AA) - İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür tarafından "Şehirde Ramazan" etkinlikleri kapsamında düzenlenen "İstanbul'da Ramazan Akşamları" söyleşisinin konuğu yazar Beşir Ayvazoğlu oldu.

Sultanahmet'te bulunan Sıbyan Mektebi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, ramazan ayının manevi ve kültürel mirasına odaklanıldı.

Modatörlüğünü yazar Enes Batman'ın üstlendiği ekinlikte konuşan Ayvazoğlu, 1920'lere kadar İstanbul, Bursa ve Edirne gibi şehirlerde ramazanın büyük bir coşkuyla yaşandığını belirterek, "O zaman ramazanı yaşayanların hatıralarından ramazandaki şenlik halini görebilirsiniz. Buradaki kritik nokta, şehirlerin aydınlanması meselesiydi. Dolayısıyla ramazanla ilgili değişimi, şehirlerin aydınlanma macerasıyla birlikte düşünmek gerekiyor." dedi.

- "Eskiden gün, güneşe göre ayarlanırdı"

Ayvazoğlu, 1900'lere kadar Boğaziçi'nde bile elektriğin olmadığına işaret ederek, şöyle devam etti:

"İstanbul'a hava gazı bile çok geç tarihlerde gelmiştir. Bu aydınlanma geç geldiği için, şehir neredeyse tamamen karanlıktaydı. Bundan dolayı da geceyi idrak noktasında önemli bir fark oluşmaktaydı. Ahmet Haşim bu durumu 'Müslüman Saati' metninde çok güzel anlatmıştır. Zira eskiden gün, güneşe göre ayarlanırdı. Haşim, durumu, 'Güneşin doğuşuyla başlayıp batışıyla biten, kısa, yaşanması kolay bir günümüz vardı' ifadeleriyle anlatır. Yatsıdan sonra ise herkes evine çekilirdi. Bu hal, 11 ay boyunca böyle devam ederdi."

19. yüzyıldan itibaren ise şehrin genel manzarasının değişmeye başladığını söyleyen Ayvazoğlu, "Batılı elçiliklerle beraber, Pera'da, gece de devam eden bir hayat yaşanmaya başlanmıştı. Bu durum ise zamanla bütün şehre sirayet etmişti. Müslüman mahallelerde de üç ayların gelmesiyle bir hareketlilik başlardı. Kandiller bu açıdan önemli bir yerde durmaktadır. Kandillerin yanmasıyla İstanbul'un gece hayatına önemli bir fark gelmiştir. Nihayet şaban ayının sonunda hilal görünce, bu heyecan iyice büyürdü. Hilalin görünüp ramazanın geldiği teyit edilmesiyle, sanki birden bire her şey ters yüz olurdu." diye konuştu.

- "Ramazanla birlikte gündüzle gece yer değiştirirdi"

Beşir Ayvazoğlu, ramazanla birlikte gündüzle gecenin yer değiştirdiğini aktararak, "Ramazanla birlikte sahura kadar hayat canlanırdı. Sahurdan sonra ise artık gece başlamış olurdu. Devlet dairelerinin bazıları öğlen, bazıları ise iftardan sonra çalışmaya başlardı. Kısacası İstanbul halkının hayatında çok büyük oranda hissedilen büyük değişiklikler ramazanla birlikte ortaya çıkardı." ifadesini kullandı.

Ramazanın İstanbul halkı tarafından büyük bir heyecanla beklendiğini dile getiren Ayvazoğlu, şunları kaydetti:

"Ramazan, hiç şüphesiz büyük bir sabırsızlıkla yolu gözlenen bir anlama sahipti. İftar sonrasında şehirde önemli eğlenceler olurdu. Bir yandan da camilere rağbet fazlalaşırdı. Kahvehanelerdeki canlılık artar, meddahlar, Karagöz-Hacivat oynanır, hanende ve sazendeler sanat icra ederlerdi. Divanyolu'ndan Şehzadebaşı'na kadar her yer cıvıl cıvıl olurdu. İnsanlar akın akın bu bölgeye gelirlerdi."

Ayvazoğlu, ramazanın Müslüman ahali için aynı zamanda bir "dinlenme mevsimi" olduğuna dikkati çekerek, "Eskide bildiğimiz anlamda bir tatil yoktu. Bu nedenle ramazan bütün şehir içi bir dinlenme, ibadet ve eğlenme mevsimiydi. İftar sonrası ise bütün gün nefsine hakim olan insanlar için hoşça vakit geçirecekleri büyük bir mükafattı. İftarla birlikte artık şehirde yepyeni ve farklı bir hayat başlardı. Bunu özellikle o döneme dair çocukluk hatırlarını anlatan yazarların eserlerinden görmek mümkündür. Zira o dönemde yaşamış ve ramazan hatıralarını anlatmayan kimse neredeyse yok gibidir." dedi.

Ramazan ayının önemli unsurlarından birisinin de mahyalar olduğuna değinen Ayvazoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mahyalar, şehrin bir vakitten sonra önemli bir parçası olmuştur. Devirler değiştikçe mahyaların anlamının da değiştiğini biliyoruz. Bunu İsmail Kara Hoca çok güzel bir şekilde ele almıştır. Mahyanın izini 16. yüzyıldaki bazı seyyahların hatıralarından takip edebiliyoruz. Bildiğimiz anlamda ilk ciddi mahya ise Sultanahmet'te yapılmıştır. Aynı şekilde kandiller de 17. yüzyıldan itibaren şehrin önemli bir parçası olmuştur. Mahyalar, kandil ve fenerler şehrin özellikle ramazan ayının renklenmesinde önemli bir anlama sahipti."

"Şehirde Ramazan" etkinliğinin bir sonraki konuğu 18 Mart'ta "İstanbul Ramazanları" söyleşisiyle yazar Mustafa Bozkurt olacak.

# Beşir Ayvazoğlu # Divanyolu # İBB Kültür # istanbul # İstanbul'da Ramazan Akşamları # mahya # ramazan # sıbyan mektebi # Şehirde Ramazan
Son Haberler

Iraklı Bakan Ağa, Kerkük Valiliği görevinin yıl sonuna kadar Türkmenlerde kalacağını söyledi

29.10.2026 - 03:17

Ankara'da TDT 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında asayiş ve trafik denetimi yapıldı

29.10.2026 - 02:37

BBDSO 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı konseri verdi

29.10.2026 - 01:58

Hakkari'de düzensiz göçmenlerin bulunduğu minibüsün devrilmesi sonucu 24 kişi yaralandı

29.10.2026 - 01:57

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Hakikatin Ölümü" filminin dünya prömiyeri yapıldı

29.10.2026 - 01:17

Bolu'da park halindeki 2 tırda çıkan yangın söndürüldü

29.10.2026 - 01:17

Kosova'da kadın cinayetlerine karşı protesto düzenlendi

29.10.2026 - 00:37

Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği'nde Cumhuriyet'in 103. yılı dolayısıyla resepsiyon düzenlendi

29.10.2026 - 00:37

Şarkıcı Merve Özbey Osmancık'ta konser verdi

28.10.2026 - 23:57

İstanbul Valiliğince Cumhuriyet'in 103. yılı dolayısıyla resepsiyon düzenlendi

28.10.2026 - 21:57
Son Makaleler

Ekosistem Dengesi ve İnsan Etkisi

90'ların Moda Rüzgarı ve Günümüz Yansımaları

Dijital Çağın Gölgesinde: Teknolojinin Psikolojik Derinlikleri

Adaletin Teminatı: Masumiyet Karinesi

Modernleşme, Ekonomik Büyüme ve Kentin Yüzünü Değiştiren Yıllar

Veri Okyanusunda Yolculuk: Dijitalleşen Dünya ve Gizemli Dijital Kölelik

Dijital Devrimin Komik Yüzü: Türk Televizyonlarının İnternetle Dansı!

Kategoriler
Bilim Çevre Dünya Eğitim Ekonomi Gezi Gündem Kültür-Sanat Magazin Sağlık Spor Teknoloji Yaşam