İZMİR (AA) - İzmir'de yürütülen projeyle, binaların soğutulması sırasında oluşan atık ısının dış ortama değil toprağın derinliklerine aktarılması hedefleniyor.

Yapay zeka destekli tasarım sayesinde hem enerji verimliliğinin artırılması hem de kentlerdeki ısı adası etkisinin azaltılması amaçlanıyor.

Yaşar Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında klima kullanımının artması binaların içini serinletirken dışarıya verilen sıcak hava kentlerde sıcaklıkların artmasına neden oluyor.

Bu soruna yer altının doğal serinliğinden yararlanarak çözüm üretmek amacıyla Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tutar'ın yürütücülüğünde proje geliştirildi.

Enerji Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, Dr. Öğretim Üyesi Aslı Tiktaş ve araştırmacı Yağız Ali İlmi Güçlü'nün görev aldığı çalışma, binaların soğutulması sırasında oluşan atık ısının spiral borular aracılığıyla toprağın derinliklerine aktarılmasını içeriyor.

Bu yöntemle, yaşam alanlarının serinletilmesi sırasında dış ortama ilave sıcak hava salımının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Projede sistem tasarımı, derin öğrenme tabanlı yapay zeka algoritmalarıyla gerçekleştiriliyor. Toprağın termofiziksel özellikleri, boruların çapı ve uzunluğu, kıvrım sayısı ile akışkanın sıcaklığı ve debisi gibi çok sayıda değişken aynı anda analiz ediliyor. Böylece en düşük enerji tüketimiyle en yüksek soğutma performansını sağlayacak tasarım belirleniyor.

Açıklamada değerlendirmesine yer verilen proje yürütücüsü Prof. Dr. Mustafa Tutar, yer altı soğutma sistemlerine yönelik önceki çalışmalarda tasarım parametrelerinin çoğunlukla birbirinden bağımsız incelendiğini, gerçek uygulamalarda ise tüm değişkenlerin birbiriyle etkileşim içinde çalıştığını belirtti.

Tutar, gelişmiş bilgisayar benzetimlerini derin öğrenme tabanlı yapay zeka yöntemleriyle birleştirdiklerini belirterek, "Bu sayede büyük veri kümeleri üzerinden yüz binlerce tasarım senaryosunu kısa sürede analiz ederek, en yüksek soğutma performansını en düşük maliyetle sağlayan optimum sistemi önceden belirleyebiliyoruz." ifadesini kullandı.

Tutar, toprağın uzun vadede aşırı ısınmasının önüne geçmeye yönelik çalışmalar da yürüttüklerini, toprağın sınırlı kapasitede bir ısıl enerji depolama ortamı olduğunu kaydetti.