İSTANBUL (AA) - Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için IEA'nın desteğini açıklayarak, "Bütün konularda, Türkiye'nin stratejik ortağı Uluslararası Enerji Ajansı olarak destek vermeyi herkesin önünde taahhüt ediyorum. Ajansımızda dünyanın önde gelen 500 enerji ve iklim uzmanı var. Büyük bir grup olarak Antalya'daki COP31'in başarılı olması için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı taahhüt ediyorum." dedi.

Birol, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un da katıldığı, Türkiye'nin bu yıl ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31'in başkanlık sürecine ilişkin Beşiktaş'taki bir otelde düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Dün, IEA üyesi ülkelerin kurum tarihindeki en yüksek miktarda stratejik petrol rezervinin piyasaya sürülmesi konusunda vardığı anlaşmaya değinen Birol, "Dünya enerji piyasaları Ortadoğu'daki gelişmelerden ötürü son derece kritik bir dönemeçten geçiyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapatılması dünya petrol ve doğal gaz piyasalarında ciddi sıkıntılara yol açtı. Bu sıkıntıların çözümüne katkıda bulunmak için dün IEA yaptığı basın toplantısıyla piyasalara 400 milyon varil petrol salmaya başladı. Bu son derece önemli bir konu. Fakat bu toplantı COP31 ile ilgili olduğu için sadece bu konuya odaklanacağım." ifadelerini kullandı.

- "Türkiye'nin COP31 Başkanlığı dünya için bir şans"

Birol, son dört COP toplantısında IEA'nın stratejik ortak olarak katkıda bulunduğunu anımsatarak, "COP31 ev sahipliğinin ülkemiz için son derece önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Bunun dünya için de bir fırsat olduğunu kaydeden Birol, "Çünkü iklim değişikliğiyle ilgili olayların artmasına rağmen, iklim değişikliği dünyada olan biten yüzünden maalesef uluslararası gündemde aşağı doğru gidiyor. İklim değişikliği gündemini yukarı doğru çıkarmak, layık olduğu yere getirmek lazım. Türkiye gibi bu konunun önemini anlayan, güçlü bir ülkenin de başkanlık etmesi, dünya için de önemli bir şans olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

Birol, Bakan Kurum'un COP31 gündemine ilişkin açıklamalarına değinerek, IEA'nın bu konudaki desteğini de açıklayarak, "Sayın Bakanın bahsettiği bütün konularda, Türkiye'nin stratejik ortağı IEA olarak destek vermeyi herkesin önünde taahhüt ediyorum. Ajansımızda dünyanın önde gelen 500 enerji ve iklim uzmanı var. Büyük bir grup olarak Antalya'daki COP31'in başarılı olması için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı taahhüt ediyorum." dedi.

COP31 gündemi için sıfır atık, temiz enerji dönüşümü, kentsel dönüşüm ve Afrika olmak üzere 4 konuya dikkati çeken Birol, şu ifadeleri kullandı:

"Birincisi, COP toplantılarında ilk defa gündeme gelen bir konu. Türkiye'nin gündeme getirdiği bir konu. O da sıfır atık. Bu son derece önemli. Ama bu konuyu nasıl ele alacağımız da son derece önemli. Hammadde ihtiyacını nasıl azaltabiliriz, plastikleri nasıl geri dönüştürebiliriz ve düzenli depolama sahalarını nasıl yapabiliriz diye bir çalışma yaptık. Ajans olarak ciddi bir modelleme çalışması yaptık, acaba bu dünya iklimi sorununa ne kadar katkıda bulunabilir diye. Yaptığımız çalışmaların şu andaki sonuçları gösteriyor ki, dünya çapında yapılacak ciddi bir çalışma, eğer Türkiye bunu dünyaya kabul ettirirse, yıllık en azından 1,5 gigatonluk bir emisyon azaltımına neden olabilir. 1,5 gigaton ne demek? Şu anda Japonya'nın ve Almanya'nın bütün emisyonlarına eşit demek. Muazzam bir şey. Umuyorum ki Antalya'da bütün ülkeler sıfır atık konusunda bir hedef mutabakatına varalım."

- Afrika'nın enerji sorunun dünya gündemine taşınmasında COP31 Başkanlığının önemi

Birol, temiz enerji dönüşümünün önemini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Temiz enerji dünyada çok hızlı şekilde büyüyor. Temiz enerji iklim değişikliği için iyi, ama esas nedeni maliyetlerin düşmesi, ucuz olması. Şu anda en ucuz güneş enerjisi. Geçen yıl dünyada yapılan bütün elektrik santrallerinin yüzde 75'i, yani 4'te 3'ü, güneş. Çok hızlı bir şekilde büyüyor. Bunun da nedeni maliyetlerin düşmesi ve güneş santralinin çok çabuk devreye girebilmesi. Bu konuda, Birleşik Arap Emirlikleri ile çalışırken şöyle bir hedef koymuştuk dünyaya: '2030'a kadar toplam yenilenebilir enerji 3 misli büyüsün' diye. Şu anda bizim yaptığımız çalışmalar 3 misli olmasa bile 2,6 misli bir büyüme olacak. Umarım Türkiye, COP31'de yenilenebilir enerjinin büyümesi konusunda katkı yapmak üzere diğer ülkelerle çalışır. Türkiye'de de yenilenebilir enerji konusunda çok güzel adımlar attık. Hem güneşte hem rüzgarda daha da adım atmak için potansiyellerimiz var."

Üçüncü konunun ise kentsel dönüşüm olduğunu ifade eden Birol, "Türkiye deprem riski yüksek bir ülke. Kentsel dönüşüm için yeni yapılan binalarda enerji verimliliği son derece önemli. Eğer binalar verimlilik ilkesine göre inşa edilirse, enerji ihtiyacımız kendiliğinden azalacak. Bu da emisyonların daha az büyümesine ya da büyümemesine neden olacak. Onun için yapılacak yeni evlerin bu kentsel dönüşüm sırasında mutlaka sıkı enerji verimliliği mevzuatına riayet etmesi çok önemli. Bu konu da Antalya'da umarım uluslararası camianın desteğini alır." değerlendirmesinde bulundu.

Birol, Türkiye'nin COP31 için herkesi kapsayan bir vizyon ortaya koyduğuna da değinerek, şöyle devam etti:

"COP31'in Türkiye'nin dünyaya Türk insanının insani reflekslerini göstermesi için de fırsat olduğunu düşünüyorum. Türk insanının kalbi birçok konuda mazlumdan yanadır. Bugün Afrika'da çok büyük enerji sorunu var. 2015'te Türkiye G20 başkanlığı yaparken, Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle çalışarak Afrika'daki elektrik sorununu ilk defa dünya gündemine Türkiye taşımıştı. Şimdi de Afrika'yla ilgili başka bir sorun var. Afrika'daki her 5 aileden 4'ü yemek yaparken odun ve tezek kullanıyor. Bu basit bir şey gibi geliyor ama bu yemeği yapan kadınlarda ciddi bir solunum hastalığına yol açıyor ve Afrika'da her yıl 800 bin kadının erken ölümüne neden oluyor. Afrika'da erken ölümlerin en önemli 2 nedeninden biri bu ve çözümü son derece kolay."

Temmuzda Kenya Devlet Başkanı William Ruto ile uluslararası bir toplantı düzenleyeceklerini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da onur konuğu olarak davet edeceklerini belirten Birol, "Türkiye'nin bu konuya el atması, Nairobi'den sonra Antalya'da da bu konuya önem vermesi Afrikalı kalpleri fethetmemize yol alacaktır diye düşünüyorum." dedi.