Tezhip sanatçısı Mamure Öz ve öğrencilerinin eserleri sanatseverlerle buluştu
İSTANBUL (AA) - Tezhip ve minyatür sanatçısı Mamure Öz ve öğrencilerinin toplam 77 eserinin yer aldığı tezhip sergisi Pera Palace Otel'de açıldı.
Sergide sanatçının öğrencilerinden Ayşegül Ayla, Sevinç Keçeci, Güler Çolakoğlu, Sema Pazarcı, Yasemin Özden, Nurya Yücel, Sedef Alp, Emine Holoğlu, Şadiye Yıldırım Hacıoğlu, Hülya Küçüktaş, Birgül Akturan, Ayşegül Ateşli, Ebrar Şayan, Arzu Ertem Öztürk, Günay Dostgül, Esma Yücebıyık, Zuhal Nimetoğlu, Nurçehre Olcayto ve Ayşe Öztürk'ün çalışmaları izlenime sunuldu.
Sanatçı Mamure Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada ellinci sanat yılında olduğunu belirterek, "Uzun yıllardır tezhip yapıyorum. Bu süreçte dersler de verdim, birçok öğrencim oldu. Bunların içinde çok yetenekli, azimli olanlar var. O kadar uzun zamandır sergi yapmamıştık, 'Hadi, toplanalım bir sergi yapalım' dedim. Bu sergi birden hareketlendi, oluştu ve bugün hayata geçirdik. Aslında daha fazla sergilenecek eser var ama mekanın elverdiği sayıda eseri yerleştirdik." dedi.
- "İyi bir eğitimden geçmek çok önemli"
Tezhibin sabır isteyen bir sanat olduğunu vurgulayan Öz, "O kadar uzun süreçli bir iş ki iyi bir eğitimden geçmek ve layıkıyla yapmak çok önemli. Biz buradaki diğer sanatçılarla hep bir aradayız. Birbirleriyle fikir alışverişinde bulunuyor, yaptıklarını da benim gözetimimde yapıyorlar." ifadelerini kullandı.
Sergide farklı dönemleri yansıtan eserlerin yer aldığına işaret eden Öz, "Güncel bazı şeyleri de programımıza aldık. Bizim asıl yapmak istediğimiz 15. ve 16. yüzyıldaki tezhip sistemini günümüz şartlarında kullanmak. Hem boyut açısından hem de metin açısından uyumlu olsun diye 15. ve 16. yüzyıl motifleriyle kompozisyonlar yapıyoruz. Bunun yanı sıra 18. yüzyılı da çok seviyoruz. Onları bir arada kullanarak tasarlanmış bazı eserler de var. Ana malzememiz altın. Altınla laciverti bir arada kullandığımız, çok severek yaptığımız eserleri sunduk." değerlendirmesinde bulundu.
Tezhip sanatını bir miras olarak gördüklerinin altını çizen Öz, "Ecdat bize müthiş bir sanatsal miras bıraktı. Bu bize, bu coğrafyaya özgü bir şey. Bize bırakılan bu sanat, Batılı ülkelerin hiçbirinde yok. Bize düşen görev de bu sanatı özünden uzaklaştırmadan, günümüz anlayışıyla harmanlayarak yeni oluşumlarda bulunmak. Ama eskiden kopmadan, eğer koparsak özünden uzaklaşırız. Özünü koruyarak yeni tasarımlar yapmak çok önemli. Çok şanslı bir milletiz, çok güzel bir mirasımız var. Hepimizin inancı o mirası koruyarak gelecek kuşaklara iletmek." diye konuştu.
İstanbul'dan sonra Konya'da katılımcıların beğenisine sunulması planlanan sergi, 7 Mayıs'a kadar görülebilecek.


