Roche, NT-proBNP testinin klinik ve ekonomik etkisine ilişkin araştırma sonucunu paylaştı
İSTANBUL (AA) - Roche, "Tip 2 Diyabetli Hastalarda ve Mevcut Kalp Yetersizliği Olan Hastalarda NT-proBNP Testinin Birinci Basamak Sağlık Hizmeti Sunucuları Kullanımına Yönelik Ekonomik Değerlendirme Analizi"nin sonuçlarını paylaştı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, Roche Diagnostik Türkiye'nin katkılarıyla hazırlanan analizin sonuçları, İstanbul'da düzenlenen etkinlikte paylaşıldı. Sonuçlar, birinci basamak sağlık hizmetlerinde tanının klinik ve ekonomik değerini ortaya koydu.
Diyabet, yüksek tansiyon, obezite, kalp ve damar hastalıkları, bazı ilaç tedavileri veya ailede kalp hastalığı geçmişi gibi risk faktörlerine sahip ancak henüz herhangi bir belirti göstermeyen kişilerin erken dönemde değerlendirilmesi, uygun tanı yöntemleri ve zamanında yönlendirme sayesinde kalp yetersizliğinin ilerlemesinin yavaşlatılmasına katkı sağlayabiliyor.
Kalp yetersizliği, sık hastaneye yatışlar, yaşam kalitesinde düşüş ve erken ölümler nedeniyle sağlık sistemleri üzerinde ekonomik yük de oluşabiliyor.
Söz konusu analiz, "NT-proBNP" ölçümünün birinci basamak sağlık hizmetlerinde uygulanmasının klinik ve ekonomik etkisine dikkati çekti.
- "Kalp yetersizliği, çoğu zaman sinsi ilerleyen bir hastalıktır"
Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelik, kalp yetersizliğinin, çoğu zaman sinsi ilerleyen ve belirtileri geç fark edilebilen bir hastalık olduğunu belirtti.
Özellikle kalp yetersizliğine dair bir şikayeti olmayan fakat diyabet gibi ek risk faktörleri bulunan bireylerde birinci basamakta yapılacak etkili değerlendirmelerin, hastaların daha erken dönemde tanı almasına ve uygun zamanda uzman hekime yönlendirilmesine katkı sağlayabileceğini aktaran Çelik, "Kalp yetersizliğinde, ileri evrelerde ortaya çıkabilecek geri döndürülemez sağlık sorunlarının önüne geçebilmek, koruyucu hekimlik ve hasta sonuçlarının iyileşmesi açısından önemli bir adımdır." ifadesini kullandı.
Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan da kalp yetersizliğinin, ilerleyen süreçte yalnızca hasta yaşam kalitesini değil, sağlık sistemi kaynaklarını da önemli ölçüde etkileyebilen bir tablo oluşturduğuna işaret etti.
Özellikle geç tanı alan hastalarda artan hastaneye yatışlar, uzun süreli takip ihtiyacı ve komplikasyonların, sağlık ekonomisi açısından ciddi bir yük oluşturabildiğini anlatan Malhan, şöyle devam etti:
"Bu nedenle yüksek riskli hastaların erken dönemde belirlenmesi büyük önem taşıyor. Araştırmamız, NT-proBNP ölçümünün 40 yaş üzeri Tip 2 diyabetli bireyler ve daha evvel kalp yetersizliği tanısı almış hastalarda birinci basamakta uygulanmasıyla doğru risk sınıflaması yapılabileceğini ve bunun yalnızca klinik fayda değil, aynı zamanda sağlık kaynaklarının daha verimli kullanılması açısından da önemli katkılar sağlayabileceğini gösteriyor."
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Ardıç da özellikle risk faktörlerine sahip bireylerde belirtilerin erken dönemde fark edilmesi ve doğru şekilde değerlendirilmesinin, hastalığın ilerlemesini önlemek ya da yavaşlatmak açısından önem taşıdığına dikkati çekti.
Roche Diagnostik Türkiye Genel Müdürü Nazli Sahafi de gerçekleştirilen çalışmanın, erken tanıyı destekleyen tanı çözümlerinin sağlık sistemine sağlayabileceği değeri somut verilerle ortaya koyması açısından değerli bir örnek oluşturduğunu vurguladı.
Sahafi, "Kalp yetersizliği gibi erken müdahalenin hasta sonuçları üzerinde anlamlı fark yaratabildiği bir alanda, kandan bakılan bu testin sağlayabileceği faydanın somut verilerle ortaya konmasını son derece değerli buluyoruz. Bu çalışmanın, hasta çıktılarının iyileştirilmesinin yanı sıra ülkemiz sağlık politikalarının öncelikli odak alanlarından olan birinci basamağın güçlendirilmesine ve koruyucu sağlık hizmetlerinin desteklenmesine de önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.