Katılım sigortacılığının prim üretimi artışı yılın ilk yarısında yüzde 50'yi aştı
İSTANBUL (AA) - MÜCAHİT ENES SEVİNÇ - Katılım sigortacılığının prim üretimi bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50,1 artarak 48 milyar 843 milyon 620 bin lira oldu.
AA muhabirinin Türkiye Sigorta Birliği'nden (TSB) derlediği verilere göre, geçen seneyi yaklaşık 70,2 milyar liralık prim üretimi ile kapatan katılım sigortacılığının sektörden aldığı pazar payı yüzde 4 oldu.
Katılım sigortacılığının ocak-haziran döneminde prim üretimi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 50,1 artışla 48 milyar 843 milyon 620 bin liraya yükseldi. Söz konusu dönemde sigortacılığın toplam prim üretimi ise 743 milyar 851,9 milyon oldu.
Katılım sigortacılığının söz konusu dönemde prim üretiminin yüzde 96,2'sini 46 milyar 998 milyon lira ile hayat dışı sigortaları oluştururken, hayat sigortaları branşı 1 milyar 846 milyon lira ile yüzde 3,8'lik pay aldı.
Hayat dışı katılım sigortacılığında prim üretiminde lider, 20,9 milyar lira ile hayat dışı prim üretiminin yüzde 44,6'sını oluşturan oto sigortaları branşı oldu. Yangın ve doğal afetler branşında prim üretimi 5 milyar 960 milyon lira olurken, hastalık-sağlık branşında 3 milyar 939 milyon lira prim üretildi.
- "Küresel İslami sigortacılık varlıkları, yıllık yüzde 14 büyüyerek 71 milyar dolara ulaştı"
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Katılım Düzenleme Daire Başkanı Şanbaz Yıldırım, Uluslararası İslami Finansal Hizmetler Kurulu’nun 2026 raporuna göre küresel İslami finans varlıklarının büyüklüğünün 4,4 trilyon doları aştığını hatırlattı.
Bu varlıkların büyük kısmı bankacılık sektöründe olsa da sermaye piyasaları ve sigortacılığın da hızla büyüyen alanlar arasında olduğunu belirten Yıldırım, "Aynı rapora göre küresel İslami sigortacılık varlıkları, yıllık yüzde 14 büyüyerek 71 milyar dolara ulaşmıştır. İslami sigortacılık varlıklarının yaklaşık yüzde 75’i Körfez İşbirliği Konseyi ile Doğu Asya ve Pasifik bölgelerinde yoğunlaşmaktadır. Avrupa ve Orta Asya, Güney Asya ve Sahra Altı Afrika bölgeleri ise taşıdıkları yüksek büyüme potansiyeliyle öne çıkmaktadır." dedi.
- "BES ve OKS’deki toplam fonların içerisinde katılım esaslı fonların payı yüzde 36 seviyesine ulaştı"
Yıldırım, Türkiye'de bu yılın haziran ayı itibarıyla katılım finans esas ve standartlarına göre faaliyet gösteren 4'ü hayat dışı, 3'ü hayat ve emeklilik ve biri de katılım reasürans alanında olmak üzere toplam 8 şirket bulunduğunu kaydetti.
Söz konusu şirketlere ilave olarak bireysel emeklilik alanında konvansiyonel fonların yanı sıra katılım esaslı fonları yöneten emeklilik şirketlerinin de faaliyet gösterdiğini belirten Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu yılın haziran ayı itibarıyla katılım sigorta şirketlerini branşlar bazında değerlendirdiğimizde toplam sigortacılıktaki pazar payı, hayat sigortalarında yüzde 1,6, hayat dışı sigortalarda ise yüzde 7,5 olmuştur. Katılım sigortacılığında toplam prim üretiminin yüzde 42’si acenteler, yüzde 21’i bankalar, yüzde 19’u diğer kanallar, yüzde 11’i doğrudan satış ve yüzde 7’si brokerler aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Sektörde yakalanan bu büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam etmesi beklenmektedir.
Bunun yanı sıra katılım Bireysel Emeklilik Sistemi, katılım sigortacılığından daha güçlü bir görünüm ortaya koyuyor. Ülkemizde giderek artan bir ilgiyle karşılanmakta ve büyüme eğilimini sürdürmektedir. Aynı dönem itibarıyla BES'te toplam fon büyüklüğü 2,4 trilyon lira olarak gerçekleşmiş olup bu tutarın 851 milyar lirası katılım esaslı fonlarda değerlendirilmektedir. Gönüllü BES’te toplanan 1,9 trilyon liranın 725 milyar lirası, Otomatik Katılım Sisteminde toplanan 144 milyar liranın 87 milyar lirası ve devlet katkısı grubundaki 285 milyar liranın ise 39 milyar lirası katılım esaslı fonlardan oluşmaktadır. Böylece, BES ve OKS’deki toplam fonların içerisinde katılım esaslı fonların payı yüzde 36 seviyesine ulaşmıştı. Sadece OKS fonları göz önüne alındığında ise katılım esaslı fonların payı yüzde 60 düzeyindedir."
- "Katılım sigortacılığına özgü yeni bir dağıtım kanalı modeli üzerinde çalışıyoruz"
Yıldırım, SEDDK olarak katılım sigortacılığı ile katılım BES'in yaygınlaştırılması, güçlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik çeşitli mevzuat çalışmaları yürüttüklerini hatırlatarak, bu kapsamda, katılım şirketlerindeki danışma komitelerinin karar alma süreçlerini daha etkin ve yeknesak hale getirmeyi amaçlayan bir genelge taslağı hazırladıklarını açıkladı.
Taslakla ilk defa danışma komitesi karar tutanaklarına ilişkin standart bir şablon belirlenerek tüm şirketlerde ortak bir uygulama oluşturulması, katılım uyum birimlerinin danışma komitesi süreçlerindeki görev ve sorumluluklarının güçlendirilmesi, kararların gerekçeli, izlenebilir, erişilebilir ve denetlenebilir şekilde kayıt altına alınmasının öngörüldüğünü ifade eden Yıldırım, "Ayrıca kararların ilgili birimlere zamanında bildirilmesi, şirket bünyesindeki uygulama durumunun düzenli olarak izlenmesi ve Kurumun gözetimine daha elverişli bir yapının oluşturulması hedeflenmektedir." dedi.
Yıldırım, söz konusu yeni düzenlemenin katılım finans esas ve standartlarına uyumu güçlendireceğine, uygulamadaki farklılıkları azaltacağına ve vatandaşların katılım sigortacılığına duyduğu güveni daha da pekiştireceğine inandıklarını kaydetti.
Katılım sigortacılığının ürün ve hizmetlerinin erişilebilirliğini artırmak adına yapılan yeni çalışmalara ilişkin bilgiler veren Yıldırım, "Daha geniş kesimlere ulaşmasını sağlamak amacıyla katılım finans esaslarından taviz vermeden katılım sigortacılığına özgü yeni bir dağıtım kanalı modeli üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte katılım sigortacılığı ürünlerinin raflardaki görünürlüğünün artmasını ve daha fazla vatandaşımıza ulaşmasını hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.
- "Türkiye’nin küresel tekafül piyasalarıyla entegrasyonunun geliştirilmesi hedeflenmektedir"
SEDDK Katılım Düzenleme Daire Başkanı Yıldırım, uluslararası alanda uygulanan tekafül sisteminin Türkiye'de uygulanabilmesine imkan sağlayacak mevzuat altyapısının oluşturulmasına yönelik çalışmalar da yaptıklarını söyledi.
Bu modelin hayata geçirilmesiyle katılım sigortacılığı sisteminin uluslararası uygulama ve standartlarla uyumunun güçlendirilmesi, ürün ve iş modeli çeşitliliğinin artırılması ve Türkiye’nin küresel tekafül piyasalarıyla entegrasyonunun geliştirilmesinin hedeflendiğini vurgulayan Yıldırım, "Bu düzenlemeyle başta Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri olmak üzere uluslararası yatırımcıların ülkemiz sigortacılık sektörüne yönelik ilgisini artırarak yeni yatırım ve işbirliği imkanlarının oluşmasına katkı sağlaması beklenmektedir." dedi.
Yıldırım, SEDDK'nin, üyesi bulunduğu ve katılım finans alanında uluslararası standartlar geliştiren kuruluşlar ile sürdürdüğü çalışmalarla Türkiye'nin katılım sigortacılığı alanındaki tecrübesini uluslararası platformlara taşıyarak küresel standartların geliştirilmesine katkı sunduğunu belirtti.
Katılım sigortacılığının sağlıklı gelişimi için en önemli unsurlardan birinin algı, farkındalık ve eğitim çalışmalarının güçlendirilmesi olduğuna işaret eden Yıldırım, bu çerçevede hem SEDDK'ye hem sektöre hem de akademik camiaya önemli sorumlulukların düştüğünü anlattı.
Yıldırım, söz konusu paydaşların eş güdümlü katkılarının, sektörün güçlendirilmesine ve katılım sigortacılığının uygulamalarının sistem bütünlüğü içerisinde daha sağlam bir zeminde ilerlemesine hizmet edeceğini belirterek, şunları kaydetti:
"Kurum olarak bizler de sektöre duyulan güven ile itibarın artırılması, sigortalıların doğru bilgilendirilmesi, şirket personelinin yetkinliğinin güçlendirilmesi ve katılım finans esaslarına tam uyumun sağlanması amacıyla, şirket personeline yönelik özel katılım sigortacılığı eğitimlerini zorunlu tutuyoruz. Alanında uzman eğitimciler tarafından 'Katılım Finans Sisteminin Tarihi Gelişimi, Temel Felsefesi ve Genel Görünümü', 'Katılım Sigortacılığının Mevzuatsal Çerçevesi' ile 'Katılım Sermaye Piyasaları ve Fon Yönetimi' gibi başlıklarda kapsamlı eğitim programları düzenlenmektedir. Bu programlarda, katılım sigortacılığının temel esaslarının kavranmasının yanı sıra katılım bankacılığı ve katılım sermaye piyasalarıyla olan ilişki de bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Ayrıca, bu alanda çalışanların bilgi ve yetkinliklerinin güncel tutulması amacıyla bu eğitimlerin belirli periyotlarla yenilenmesine yönelik çalışmalar da yürütülmektedir."