ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da "Türkiye-Etiyopya İlişkileri: Yüz Yıllık Diplomasi, Ebedi Dostluk" paneli düzenlendi.

İletişim Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, panele, Türkiye'nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran'ın yanı sıra akademisyenler, bürokratlar, gazeteciler, uluslararası kuruluş temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.

Programın açılışında konuşan Baran, Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirterek, iki ülke arasındaki tarihsel bağların önemine dikkati çekti.

Panelin, bu güçlü tarihsel mirası değerlendirmek ve geleceğe yönelik daha sağlam bir işbirliği zemini oluşturmak amacıyla düzenlendiğini aktaran Baran, bu kapsamda fikir alışverişinde bulunmanın büyük önem taşıdığını vurguladı.

Afrika Boynuzu bölgesinde önemli bir konuma sahip olan Etiyopya'nın stratejik rolüne işaret eden Baran, söz konusu bölgenin ticaret, güvenlik ve bölgesel istikrar açısından giderek artan öneme sahip olduğunun altını çizdi.

Baran, Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin yalnızca ikili düzeyde değil, bölgesel ölçekte de değer ürettiğini kaydetti.

- İletişim Başkanı Duran, mesaj gönderdi

Panelde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın mesajı da okundu.

Duran mesajında, Türkiye ve Etiyopya'nın karşılıklı stratejik ortaklık çizgisinde hiç kopmadan süren ilişkisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2005 yılında vizyonunu oluşturduğu Afrika açılımından sonra daha da derinleştiğini ifade etti.

Türkiye'nin 2005'te Afrika'da 12 olan büyükelçilik sayısının, 2026 itibarıyla, 44'e ulaştığını aktaran Duran, Türkiye-Etiyopya ilişkilerini Afrika Boynuzu'nda barışın tahkimi, istikrarın güçlendirilmesi ve ortak refahın inşası açısından ele aldıklarını, Afrika Birliği'nin merkezine ev sahipliği yapan Addis Ababa'nın, çok taraflı diplomasi açısından müstesna bir konuma sahip olduğunu belirtti.

Duran, iki ülke arasındaki tarihsel sürekliliği güncel bölgesel dinamiklerle birlikte değerlendiren, siyasi, ekonomik ve kültürel boyutları kapsayan bütüncül bir tartışma zemini sunan panelin son derece kıymetli olduğunu vurguladı.

- Uzmanlar, Türkiye-Etiyopya ilişkilerini değerlendirdi

Moderatörlüğünü Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) dış politika araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş'ın üstlendiği panelde, Ulusal ve Bölgesel Entegrasyon Çalışmaları Merkezi (CeNRIS) Direktörü Dr. İbrahim Mulushewa, Bağımsız Araştırmacı Emir Yasin Kekeç ve Addis Ababa Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Abdülaziz Dino Gidreta konuşmacı olarak yer aldı.

Tunç Demirtaş, konuşmasında, Türkiye'nin Sahraaltı Afrika'daki ilk yerleşik büyükelçiliğini 1926'da Addis Ababa'da açmasının tesadüf olmadığını belirtti.

Bu adımın Afrika'ya yönelik kalıcı ve stratejik vizyonun erken ve güçlü bir göstergesi olduğuna işaret eden Demirtaş, diplomatik temasların 1896 yılına kadar uzandığını hatırlattı.

Türkiye-Etiyopya ilişkilerinin köklü, kurumsal ve karşılıklı saygıya dayanan sağlam bir tarihsel hafızaya sahip olduğunu anımsatan Demirtaş, diplomatik ilişkilerde yüzüncü yılın yalnızca tarihsel bir dönüm noktasını değil, aynı zamanda eşit ortaklık ve karşılıklı güven temelinde şekillenen bir ilişki anlayışını temsil ettiğini vurguladı.

İbrahim Mulushewa ise uluslararası ilişkilerde etkin işbirliği mekanizmaları oluşturabilmek için taraflar arasında hem ortak noktalar hem de karşılıklı anlayış bulunması gerektiğini, Türkiye-Etiyopya ilişkilerinin bu anlamda çok olumlu bir örnek teşkil ettiğini kaydetti.

Mulushewa, iki ülkenin, zaman zaman yaşanan görüş ayrılıkları ve politika üretimindeki farklılıklara rağmen, bulundukları bölgelerde önemli birer bölgesel aktör olmaları, jeopolitik açıdan kritik konumlara sahip bulunmaları ve ciddi askeri kapasitelere sahip olmaları gibi ortak özellikler taşıdıklarını belirtti.

Stratejik hedeflerdeki örtüşmenin ve sergilenen karşılıklı sağduyu ile yapıcı yaklaşımın, Türkiye-Etiyopya ilişkilerini güçlü kılan başlıca unsurlar arasında yer aldığının altını çizen Mulushewa, halihazırda ileri bir seviyede bulunan ikili ilişkilerin ve işbirliğinin daha da derinleştirilebilmesi için somut araçlar ve kurumsal mekanizmalar geliştirilmesi gerektiğine işaret etti.

Emir Yasin Kekeç de Türkiye-Etiyopya ilişkilerinin tarihsel derinliğine ve stratejik ortaklık boyutuna dikkati çekerek, söz konusu ilişkinin karşılıklı saygı, güven ve diplomatik bütünlük temelinde şekillendiğini hatırlattı.

Eğitim, ekonomik işbirliği ve askeri kapasite geliştirme alanlarında kaydedilen ilerlemelerin ortaklığın temel sütunlarını teşkil ettiğini aktaran Kekeç, bu çok boyutlu işbirliği yapısının bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıdığının altını çizdi.

Abdülaziz Dino Gidreta ise Türkiye ile Etiyopya arasındaki yeni ve gelişen ilişkiler çerçevesinde medya ve iletişimin stratejik önemine işaret ederek, iki ülkenin karşılıklı algısını şekillendiren en temel araçlardan birinin iletişim kanalları olduğunu kaydetti.

Sağlıklı, dengeli ve karşılıklı saygıya dayalı bir medya işbirliğinin, küresel iletişim düzensizliğine karşı bölgesel ölçekte bir direnç zemini oluşturabileceğini belirten Gidreta, ortak medya projeleri, akademik işbirlikleri ve gazeteci değişim programlarının bu sürece somut katkılar sunacağını bildirdi.

Bilgi kirliliğinin çağın en önemli meydan okumalarından biri olduğuna dikkati çeken Gidreta, dezenformasyonla mücadelenin hem küresel düzenin geleceği hem de Türkiye-Etiyopya ilişkilerinin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.