Gaziantep'te banka yöneticileri ile iş dünyası bir araya geldi
GAZİANTEP (AA) - Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar, Türk bankacılık sektörünün bugün itibarıyla 53 trilyon liralık büyüklüğü, 27 trilyon liralık kredi hacmiyle reel sektörü finanse edebilecek güçte olduğunu söyledi.
Gaziantep Ticaret Odasının (GTO) ev sahipliğinde "İş Dünyası ve Finans Sektörü Gaziantep Buluşması" etkinliği düzenlendi.
GTO Toplantı Salonu'ndaki programda konuşan ve aynı zamanda Ziraat Bankası Genel Müdürü olan Çakar, Gaziantep'in, Türkiye ekonomisi açısından çok önemli olduğunu ifade etti. Çakar, "Çok ciddi bir ihracat kültürümüz ve ihracat potansiyelimiz var. Bu ihracatı geliştirmemiz lazım. Daha fazla üretim, daha fazla ihracat, daha fazla istihdamla yolumuza devam etmemiz gerekiyor ama artık dünyada daha fazla üretimin yanında başka kavramlar da ön plana çıkmaya başladı. Çünkü artık daha kaliteli üretim, daha teknolojik üretim, daha verimli üretim, yani verimlilik esas olmaya başladı. Türkiye'de de bu kavramı en iyi tecelli edeceği şehirlerden bir tanesi Gaziantep olduğunu biliyoruz." diye konuştu.
Türkiye'nin 190 civarında ülkeye ihracat yapan sayılı ülkeler arasında yer aldığını aktaran Çakar, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin üretim kapasitesi ve çeşitliliği, genç ve dinamik nüfusu, artılarımız ama maalesef bazı komplikasyonlarımız, bazı zafiyetlerimiz de var. Bunlar öncelikle enflasyon, bunun yanında cari açık. Biz enflasyonu yenmek zorundayız. Fiyat istikrarını tesis etmek zorundayız. Sürdürülebilir büyüme ve kalıcı refah açısından bunun mutlaka yönetmek durumundayız. Bu nedenle Orta Vadeli Program (OVP) uygulanmaktadır. OVP belki bir döneme ilişkin, minimum 3 yıllık döneme ilişkin ekonomideki temel parametreleri, geleceğe ilişkin projeksiyonu veriyor. Bu uluslararası konjonktür çerçevesinde revize ediliyor."
Türk bankacılık sektörünün güçlü olduğuna değinen Çakar, "Türk bankacılık sektörü bugün itibarıyla 53 trilyon liralık büyüklüğüyle, 27 trilyon liralık kredi hacmiyle reel sektörü finanse edecek güçtedir. O likidite yapısına, o sermaye yeterliliğine, o finansal güce sahiptir ama tabii ki Türk bankacılık sektörünün makroekonomik politikadan bağımsız hareket etme kabiliyeti yok. Aynı gemi içerisindeyiz, bu ekosistemi hep beraber oluşturuyoruz." dedi.
Reel sektörle finans sektörünün bir uçağın iki kanadı olduğunu belirten Çakar, şöyle devam etti:
"Sizin kaybettiğiniz, bizim kazandığımız bir şey olamaz. Karşılıklı kazan-kazanla olabilir. Biz birbirimizi büyüterek hareket edebiliriz. Özellikle biz kamu bankaları, Türk bankacılık sektörünün ortalama yüzde 45'ler seviyesinde bir pazar payına sahibiz. Biz kamu bankalarının ana misyonu, fonksiyonu her zaman sizin yanınızda olmaya devam etmektir. Tabii ki bilançolarımızın sıhhatini korumakla mükellefiz. O bilanço sağlıklı olacak ki, biz size destek olabilelim. Belli bir karlılıkla belli bir bilanço dengesiyle hareket edebilmeliyiz ki sürdürülebilir ve sürekli destek olabilme fonksiyonu taşıyabilelim. Sadece kendi bilançomuz çerçevesinde hareket etmiyoruz, ülkenin bilançosu bizim bilançomuzdan daha değerli. Sizlerin bilançosu en az bizlerin bilançosu kadar değerli. Kamu bankaları sadece kar peşinde olan bir kar maksimizasyonuyla hareket edemezler. Hiçbir dönemde bunu yapmadık, önümüzdeki dönemde de yapmayacağız."
- "Sıkıntılı süreci hep birlikte atlatacağız"
Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil de Gaziantep'in Türkiye ekonomisinin motoru ve öncüsü olabilen nadide şehirlerden biri olduğunu belirtti.
Türk bankacılık sisteminin güçlü bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Özdil, şunları söyledi:
"Zor bir dönemden geçtiğimizi hepimiz biliyoruz. Hepimiz, bankacılığın çok keyifli dönemlerini de yaşadık. Şimdi daha sıkıntılı dönemini yaşıyoruz ama biliyoruz ki bu dönem geçecek. Türk ekonomisi hak ettiği hızlı büyüme sürecine inşallah tekrar girecek. Ondan benim hiç şüphem yok. Biz bu süreci tüm yapıcı yaklaşımımız ile özellikle 4 banka olarak bu süreci hep birlikte atlatacağız. Sanayi bankasız, bankalar sanayisiz olmuyor. Hep birlikte bu zorlu süreci atlatacağız ve inşallah önümüzdeki sürece hazır bir şekilde gireceğiz. Çevremizde çok fazla olay var. Savaşlar bir gün bitecek ve bittiği zaman bizim o noktada çok hazırlıklı olmamız gerekiyor. Biz yapıcı yaklaşımımızı sürdüreceğiz."
VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan da makroekonomik istikrarın önemli olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
"Geçmişte çok dalgalı, hassas yürütülmesi gereken süreçleri hep birlikte yaşadık ve bunların üzerinden yine bugün olduğu gibi karşılıklı dayanışma, istişareyle aştık. Tabii büyük depremin etkileri hala tam olarak bitmiş değil. Dün Ankara’daydım, bugüne kadar depremden dolayı ülke maliyesine gelen yük 100 milyar doları aştı. Bu sene 674 milyar liralık ödenek konuldu ancak gelecek sene çok cüzi bir rakama inecek. Bu da hazine ve maliyemiz gelecek yıldan itibaren daha rahatlayan bir ortama kavuşmuş olacak. Elbette bu rahatlayan ortamdan bankalar olarak da iş dünyası olarak da hepimiz istifade edeceğiz."
Türkiye'nin coğrafi olarak kolay bir bölgede olmadığını dile getiren Arslan, "Bütün bu ortam içinde ayakta kalabilmek, ekonomiyi sürdürebilmek oldukça önemli. Bunu da yapabilmemizin en önemli argümanı bugün olduğu gibi konuşacağız, 'hepimiz aynı gemideyiz' diyerek kazan kazan ilkesiyle, problem çözmeye dönük bir anlayışla bu süreci yöneteceğiz." dedi.
- İhracata geçen yıl 26,8 milyar dolar nakdi destek sağlandı
Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney ise ihracata olan desteklerini yıldan yıla artırarak devam ettireceklerini belirtti.
Geçen yıl Türkiye ihracatına 26,8 milyar dolar nakdi kredi desteği sağladıklarını dile getiren Güney, "Biz aynı zamanda alacak sigortasıyla ihracatçılarımızın yurt dışında yapmış oldukları vadeli satışları da sigorta kapsamında güvence altına alıyoruz. Herhangi bir ticari risk ya da politik risk olması durumunda da tazmin ederek bu tahsilat riskini bertaraf ediyoruz. Bu anlamda yapmış olduğumuz geçen yıl itibarıyla alacak sigortası hacmi de 27,4 milyar dolar oldu. Türkiye ihracatı açısından önem arz eden sınırda karbon düzenlemesine uyum için yapılan yatırımlara yönelik olarak da yatırım kredisi uzun vadeli, uygun maliyetli, uluslararası çok uluslu finansal kuruluşlardan sağlamış olduğumuz fonlarla bu yatırımlara da kaynak ayırıyoruz." diye konuştu.
Güney, 2025'i 54,2 milyar dolarlık bir destek hacmiyle kapattıklarını, 2026 yılı için hedeflerinin 60 milyar dolarlık bir destek sağlamak olduğunu ifade etti.
Temmuz sonu itibarıyla gelinen noktada 19 milyar dolar alacak sigortası ve 18,3 milyar dolar da nakdi kredi desteğiyle 37,3 milyar dolarlık bir hacme ulaştıklarını aktaran Güney, "Burada Eximbank olarak bizim de öncülük ettiğimiz İhracatı Geliştirme AŞ kuruldu. Biz orada kurucu ortağız. İhracatı Geliştirme AŞ özellikle KOBİ'lere kefalet desteği sağlıyor. Bu anlamda İhracatı Geliştirme AŞ'nin açıldığından beri yaklaşık 6 bin firmaya 127 milyar TL'lik kredi kullandırdık." diye konuştu.
GTO Başkanı Tuncay Yılmaz da Gaziantep'e verilen desteğin Türkiye'nin büyümesine verilen destek olduğunu kaydederek, "İnanıyorum ki bugün bu salondan yalnızca taleplerle değil, daha güçlü işbirliği iradesiyle ayrılacağız. Çünkü hepimiz aynı gemideyiz. Gaziantep büyürse Türkiye büyüyecek." ifadelerini kullandı.
Programa Vali Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile çok sayıda sanayici ve banka yöneticisi katıldı.
Açılış konuşmalarının ardından program soru-cevap bölümüyle son buldu.