Dışişleri Bakanı Fidan, İstanbul'da basın toplantısında konuştu: (5)
İSTANBUL/ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ve Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail'in bölgedeki işbirliğine dair "(Türkiye'yi) Çevrelemeye çalışma politikalarını biz tabii ki önden görüp reddediyoruz, gerekli tedbirleri alıyoruz. Bu kimsenin menfaatine değil, bu sadece bölgesel bölünmeyi derinleştirir." dedi.
Bakan Fidan, Türkiye'de yerleşik ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle İstanbul'daki otelde bir araya gelerek, bilgilendirme toplantısı düzenledi.
ABD'nin, İsrail ile Türkiye arasında ilişkilerin yeniden tesis edilmesini istediğine yönelik iddialara ilişkin Fidan, bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesi ve vizyonunun son derece net olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
"Biz, İsrail'i çok uzun yıllar önce tanımış bir ülkeyiz. Şu anda İsrail ile biz niye ilişkileri, ticareti kesiyoruz? Bunu müteaddit defalar söyledik kendilerine. En son 7 Ekim'den sonra başlattıkları soykırım, bundan dolayı biz ilişkileri bu noktaya getirdik. İsrail'in Filistinlilere yönelik baskısı, zulmü durduğu zaman, normal hayata her şey döndüğü zaman Türkiye'nin de kendi ilişkilerinde bir normalleşme arayışında bir sıkıntı olmaz. Ama bölgesel politikaları bu şekilde devam ettiği sürece, bakın şu anda uçaklardan atılan bomba yoluyla, keskin nişancılar marifetiyle insan öldürmesi durmuş olabilir ama hala yeterli miktarda insani yardım malzemesinin girişine izin verilmediği için her gün ekranlarda ölen çocukları, kadınları, yaşlıları görüyoruz soğukta, açlıktan, ilaçsızlıktan, tedavisizlikten. Bunlar olduğu sürece bizim değil sadece, birçok ülkenin İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi mümkün değil."
Fidan, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis dışında Avrupa ülkelerinden herhangi bir başbakanın Tel Aviv'e gidip resim verdiğinin görülmediğine dikkati çekerek, "Kimse gitmiyor. Niye gitmiyor? Avrupalı liderler seçimle geliyorlar. Biliyorlar ki, onunla resim vermek bugünlerde hiç hoş olan bir şey değil. Herkes kendi oy tabanını düşünüyor. Kendisi bir yere gidebiliyor mu Amerika dışında? Gidemiyor. Belki Yunanistan'a gelir, onu bilmiyorum. Dolayısıyla bu sadece bizim tavrımız değil. Aynı vicdanı, aynı değerleri taşıyan uluslararası toplumun değişik formatlarda ve tarzlarda ortaya koyduğu kimilerinin bizim gibi açıktan ifade edebildiği, kimilerinin açıktan ifade etmeden yürüttüğü bir politika." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'nin İran'a olası müdahalesinin, Irak ve Suriye'deki terör örgütü PKK'nın varlığına ve faaliyetlerine olası etkisine ilişkin Fidan, "Yakından takip etmeye devam edeceğiz, bu önemli bir konu." diye konuştu.
- Yemen ve Somaliland
Fidan, Yemen ve Somaliland konusundaki gelişmelere ve Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki duruma dair, Yemen krizi başladığında iki kardeş ülke ile diplomatik temasları hemen yaptıklarını ve bazı girişimlerde bulunduklarını belirtti.
Dün birçok yetkiliyle görüştüğünü aktaran Fidan, Yemen'den dolayı Suudi Arabistan ile BAE arasındaki ilişkilerin "açılıyor" olmasının bölge için iyi bir husus olmadığını dile getirdi.
Fidan, BAE'nin Yemen'den tamamen esas itibarıyla çekilme kararı almış olması ve desteklediği unsurları da desteklememesi neticesinde bir noktada sorunun büyük ölçüde ortadan kalktığına işaret etti.
Aynı politikanın şu anda Somali'de de uygulanmaya başladığına değinen Fidan, Suudi Arabistan'ın ısrarlı bir talebi ve bu talebin bu konuda etkili olduğunu vurguladı.
Fidan, Türkiye'nin politikasına ilişkin "Hem Yemen'de hem Somali'de iki ülkenin de tanınmış sınırları içerisinde birliğini, bütünlüğünü, egemenliğini muhafaza etmesi. Ama kendi içinde tarihten gelen günümüzden kaynaklanan birtakım idari, yapısal, sosyal, siyasal sorunların hangi uzlaşmayla çözülür, o kendi iç uzlaşmalarına bağlı. Uzlaşmada biz yardımcı olabilirsek olalım ama günün sonunda ne bölge ülkeleri ne biz bir parçalanmayı kabul etmiyoruz." ifadelerini kullandı.
- "Çevrelemeye çalışma politikalarını reddediyoruz"
Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelere, Yunanistan, GKRY ve İsrail'in bölgedeki işbirliğine ve Türkiye'nin buna yönelik politikasına ilişkin Fidan, ulusal güvenlikle alakalı konuları çok yakında takip ettiklerinin altını çizdi.
Fidan, şöyle devam etti:
"Özellikle 'çevreleme' dediğimiz politika uygulayan ülkeler varsa, ülke grupları varsa, çeşitli oluşumlar varsa daimi veya geçici, spesifik veya genel hangileri olursa olsun bunları biz çok yakından takip ediyoruz. Bu bizim çünkü ulusal güvenliğimizle alakalı. Burada biz çevremeleye çalışan bir örüntü de görüyoruz. Bu konudaki gerekli görüşmelerimizi, uyarılarımızı gerekli meslektaşlarımızla yaptık. Potansiyel etkisi ve verdiği imaj itibarıyla Türkiye tehlike en baştayken, küçükken öngörüp üstünde durması gerekiyor. Bu çevrelemeye çalışma politikaları, çevreleme politikası değil, çevrelemeye çalışma politikalarını biz tabii ki önden görüp reddediyoruz, gerekli tedbirleri alıyoruz. Bu kimsenin menfaatine değil, bu sadece bölgesel bölünmeyi derinleştirir."
- "(Grönland konusu) Yakından takip ediyoruz"
Türkiye'nin, Grönland konusuna ilişkin yaklaşımının ne olduğunun sorulması üzerine Fidan, ABD ve Danimarka arasındaki Grönland geriliminin yakından takip ettikleri bir konu olduğuna işaret etti.
Fidan, Türkiye ile AB'nin yakın ilişkiler içinde olduğunu, Türkiye'nin AB'ye üye olmak istediğini ve bu istikrar alanını korumak istediklerini belirterek, "Buraya etki edecek bu tartışmayı da biz yakından takip ediyoruz." dedi.
ABD ve Danimarka'dan üst düzey yetkililerin bir araya gelmesiyle açılış pozisyonlarını ifade ettiklerini kaydeden Fidan, "Bu açılış pozisyonları her zaman maksimalist olur. Ama ortada bir yerde buluşabileceklerini düşünüyorum. Biraz da tabii iç siyaset yapılıyor bu konu üzerinden ama dış siyasete yansıması, stratejiye yansıması önemli. Bunu yakından takip edeceğiz." diye konuştu.
- "Terörsüz Türkiye" süreci tarihi ve kıymetli
Bakan Fidan, Suriye ordusunun terör örgütü YPG/SDG'nin saldırıları sonrası Halep'te yürüttüğü operasyonların, Türkiye'de yürütülen "Terörsüz Türkiye" sürecine etki edip etmeyeceğine ilişkin soru üzerine "Terörsüz Türkiye" sürecinin "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi dirayeti ve liderliğiyle tarihi ve kıymetli bir süreç" olduğunu söyledi. Fidan, "Özellikle Sayın (MHP Genel Başkanı Devlet) Bahçeli'nin bu konudaki aldığı tarihi sorumluluk, inisiyatif, not edilmeli ve hiçbir şekilde bu fırsat kaçırılmamalı." dedi.
Daha önce analizlerini yaptığı konuların karşılarına çıkmasının kendilerini şaşırtmadığını belirten Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Fakat şimdi bu söylenmemiş olan ve şimdi ortaya çıkan bu konuların bir siyasal perspektif içerisinde, bir siyasal zihin içerisinde var olan sürece nasıl alınabilir? Onun bir parçası nasıl olabilir? Nasıl yönetilebilir? Bu konuda adım atılması gerekiyor. Bu konuda yapılan görüşmeler neticesinde biliyorsunuz istihbaratımız marifetiyle örgütün lideri Öcalan'ın Ada'dan talimat verdiğini biliyoruz. Yani hem Irak'takilere hem Suriye'dekilere. Bu sorunun sadece Türkiye ayağını kapsayan bir yön değil. Biz sınırın öbür tarafında bizim için güvenlik tehdidi olan terör unsurları altyapısı varsa yani biz burada temizledikten sonra daha sonra tekrar enfekte olmayacağının garantisi ne? Bunun bir güvencesinin ortaya çıkması gerekiyor.
Şimdi buna ilişkin tabii örgütün ben kalıcı adımlar atmaktan çekiniyor olmasını tek bir şeye bağlıyorum, özellikle Suriye'de ve Irak'ta. Bölgesel krizlerin neye evrileceğini kendileri bir değerlendirmeye çalışıyorlar. İran'dan daha fazla bir imkan çıkar mı? Suriye'den daha fazla bir imkan çıkar mı? İsrail bu konuda bir istikrarsızlaştırıcı rol oynuyor. Bu rolden nereye gidebiliriz gibi bir şeyleri var yani bu çok net gözüküyor."
Fidan, öte yandan terör örgütünün başkalarının toprağında var olabilmesi için uzun yıllar bölge ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler olduğuna dikkati çekerek, "Şimdi bu ilişkilerin sahiplerinin bölge güvenliğine ilişkin, bölge menfaatine ilişkin değerlendirmelerinin hiçbiri birbiriyle uymuyor." dedi.
Terör örgütünün Türkiye'nin dışındaki herkesin menfaatini gözettiğini ancak Türkiye aleyhine çalıştığını belirten Fidan, "Şimdi o alanı da kendilerince yönetmeleri gerektiği zaman yine Türkiye ile iyi olmamaları çıkıyor sonuç olarak karşılarına. Yani inşallah bu süreç iyi gider. Yani gerçekten niyetimiz o. Ama kendileri de bu ilişkiler yumağından, batağından çıkarlar. Yani daha sahici, daha otantik hedefleri olur. Çünkü halkın hizmetine çalışmakla, örgütün hizmetine çalışmak iki ayrı konu. Örgütü siz yaşatmaya devam ettiğiniz sürece, o ilişki batağından çıkamazsınız. Ama halkın menfaati, genel maslahat nerede derseniz kendinize daha kolay yol bulursunuz. Ama o zihin düzeyine gelir mi? Çok zor bir şey." değerlendirmesini yaptı.
- "Venezuela'yla ilişkilerimizi ilerletmeye devam edeceğiz"
Fidan, bu yıl Türkiye'nin Venezuela ile ilişkilerinin nasıl sürdürüleceğine ilişkin soruya "Biz Venezuela'yla ilişkilerimizi mümkün olduğunca ticari olarak ve diğer alanlarda ilerletmeye tabii ki devam edeceğiz. Şu anda Venezuela'nın Amerika'daki yönetimle bir anlayış birliği içerisinde olduğunu görüyoruz. Bir yol haritası oluşturmuşlar. Son maalesef olan olaydan sonra şimdi yollarına devam eden bir iki ülke görüyoruz açıkçası. Yani biz ilişkilerimizi devam ettireceğiz." yanıtını verdi.
Halihazırda dünyada yaşanan sistem krizlerinin ışığında nasıl bir gelecek perspektifi çizdiğinin sorulması üzerine Fidan, iyilikle ilgili umudun hiçbir zaman için kesilmesi gerektiğine inanmadığını söyledi.
- "İran'daki olaylarla alakalı olarak gerekli tedbirlerimizi alıyoruz"
Bakan Fidan, İran'daki gelişmeler nedeniyle Türk vatandaşlarının İran'dan ayrılmalarıyla ilgili herhangi bir planlarının olup olmadığına yönelik soruya "Şimdi biz, İran'daki olaylarla alakalı olarak gerekli tedbirlerimizi tabii ki alıyoruz. Bizim bütün ülkelere ve senaryolara yönelik konsolosluk vakaları ile alakalı aldığımız tedbirler var. Bunları zamanı geldikçe hayata geçiriyoruz. İran konusunda da bu konuda zaten tedbirlerimiz ortada. Kendi çalışanlarımız, vatandaşlarımız, diplomatlarımız, görevlilerimiz, iş adamlarımız, öğrencilerimiz bunlarla ilgili gerekli planlamalarımız var. Ama inşallah İran'daki olaylar en kısa zamanda yatışır. Daha büyük bir drama şahit olmayız." cevabını verdi.
İran'dan Türkiye'ye yönelik bir mülteci hareketinin kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin soru üzerine Fidan, "İnşallah böyle bir noktaya gelmeyiz. Geleceğimizi de açıkçası düşünmüyorum." dedi.
Fidan, Türkiye'nin büyük bir ülke olduğunu ve tarihte benzer örnekler bulunduğunu dile getirerek, "Ama dediğim gibi, bu konuda inşallah bir tedbire, aksiyona ihtiyaç olmayacak diye değerlendiriyorum." ifadesini kullandı.
- Çin ve Orta Koridor
Fidan, Türkiye ile Çin arasındaki işbirliğinin mevcut durumu ve İpek Yolu ile Ortak Koridor işbirliği konusundaki perspektiflerinin sorulması üzerine, Çin'in büyük bir üretim merkezine dönüşmüş durumda olduğunu, bu üretim merkezinin "olabilecek her yerden enerji çekmeye" ve "üreteceği malzemeler için ham madde elde etmesi için büyük bölgesel ulaştırma altyapılarına" ihtiyacının olduğunu kaydetti.
Çin'in liman projelerine büyük önem verdiğini ve enerji hatlarını hayata geçirmede ciddi çaba gösterdiğini ifade eden Fidan, ancak özellikle Türkiye üzerinden geçen demir yolu hatlarına "çok fazla ilgisinin olmadığını gördüklerini" söyledi.
Bakan Fidan, "Geçmişte ilgisi vardı. Bu proje bir noktaya kadar geldi, daha sonra durdu. Buradan söylemek istediğim, bu proje tekrar hayata geçirilebilir. Her iki taraf da bu konuda uzun yıllar büyük mesai sarf ettiler. Ulaştırma Bakanlığımızın elinde bu konuda çok yoğun mesai yapılmış evraklar var. Çin tarafı da bunu iyi biliyor." diye konuştu.
Fidan, Çin'in üretim hatlarını sadece merkezileştirmekten yana olmayıp başka ülkelere kaydırma politikası çerçevesinde Türkiye ile de işbirliği yapabileceğine işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, karşılıklı menfaate ve çıkara dayalı, başka ülkeleri de rahatsız etmeyen her türlü işbirliğine açık olduklarını defalarca ifade ettiğini aktaran Fidan, "Biz, Çin'le işbirliğimize önem veriyoruz." dedi.
(Bitti)