ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı için yürütülen barış müzakelerinde ilgili taraflarla sürekli iletişimde olduğunu ve Türkiye'nin ateşkes müzakelerinde büyük rol oynadığını belirterek, "Tüm tarafların, büyük Avrupa ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri ve belli bir dereceye kadar Rusya'nın da dahil olması açısından, önceki girişimlere kıyasla olası bir barış anlaşmasına her zamankinden daha yakınız." dedi.

Bakan Fidan, Katar'ın Al Jazeera kanalında yayınlanan ve Resul Serdar Ataş'ın sorularını yanıtladığı röportajda, gündeme yönelik açıklamalarda bulundu.

İran konusunda daha fazla bölgesel işbirliği için teşvikte bulunduklarını dile getiren Fidan, "Bunun sağlanabilmesi için belirli uygulamalardan ve politikalardan vazgeçmeleri gerek." ifadesini kullandı.

İsrail'in 9 Eylül 2025'te Doha'da Hamas müzakere heyetinin bulunduğu binaya saldırısının ardından "ABD güvenlik şemsiyesinin güvenilirliğinin sorgulanmasına", Körfez ülkeleri ve genel olarak bölgenin kendi güvenlik düzenlemelerine ihtiyacı olup olmadığına ilişkin soruya Fidan, "Evet, buna ihtiyaçları var. Herhangi bir tehdide karşı caydırıcı olmaları gerektiğinden değil, kendi aralarında temel ve nihai bir güven oluşturmak için ihtiyaçları var." yanıtını verdi.

Fidan, bunun güven inşası açısından önemli olduğuna ve caydırıcılığın yalnızca ikincil neden olabileceğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Çünkü etkileşime girdiğinde, kendini başkasının güvenliğine adadığında, bu nihai güvendir. Bölgemizdeki sorun, bölgedeki ulus devletler arasındaki güven eksikliği. Uluslarımız arasındaki güveni artırmayı başarabilirsek, bu istikrar ve barış getirmeye yardımcı olacak. Tahakküm olmayacak, ne Türk tahakkümü ne Arap tahakkümü ne Fars tahakkümü ne de başka bir tahakküm... Bölgesel ülkeler, bir araya geliyor ve sorumlu davranıyor...Avrupa Birliği'nin sıfırdan bugüne kadar nasıl bir yapı oluşturduğuna bir bakın. Neden biz yapamayalım?"

- "Hedefimiz bölgesel dayanışma platformu"

Suudi Arabistan ile Pakistan arasında geçen yıl imzalanan savunma anlaşmasına, Türkiye'nin bu pakta katılmaya hazırlanmasına ve bölgedeki diğer ülkelerin bu örneği takip edip etmeyeceğine ilişkin Fidan, "Bence bölgedeki herhangi bir anlaşma, daha kapsayıcı olmalı. Bu önemli aksi halde bölücü olmak ya da yeni bir cephe oluşturmak istemiyoruz. Bölgesel bir dayanışma platformu oluşturmak istiyoruz. Hedefimiz bu olmalı. 2-3 ülkeyle başlayabilir ancak zamanla, bölgedeki çoğu ülkeyi kapsayan, her şeyi içeren bir yapıya dönüşürse, bu ideal olur ve nihai amaca hizmet eder." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, "Hangi ortak tehdit algılarının, Türkiye'nin bu anlaşmaya dahil olmasını sağladığına" ilişkin soruya, "İlk olarak bölgesel dayanışmanın yokluğunda her zaman bir 'hegemona' ihtiyacımız olduğunu anladık. Hegemon sorunları çözmeye geldiğinde ve gittiğinde çoğu zaman arkalarında bıraktıkları şeyler, ilk geldikleri zamankinden daha kötü olur. İkinci olarak bedelini isterler. Onlara ödeme yapmalısın." yanıtını verdi.

Bunun büyük bir maliyetle geldiğine işaret eden Fidan, ayrıca bu durumun hegemonun ulusal çıkarlarına da hizmet etmediğini vurguladı.

Fidan, bunun örneğini ABD ve bölgedeki diğer hegemonlarla gördüklerini kaydederek, bu nedenle kendi sorunlarını kendilerinin çözebilmesi ve bölgesel sahiplenme ile hareket etmeleri gerektiğine dikkati çekti. Bunun için belli düzeyde dayanışma ve kurumsallaşma gerektiğini belirten Fidan, kurumsallaşma söz konusu olduğunda bazı anlaşmalar yapılması ve platformlar oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

Dışişleri Bakanı Fidan, sorunlarının çözülmesi için bir hegemona ihtiyaç duymamak için ülkelerin kendi sorunlarını çözebilmesi gerektiğini ifade etti.

- "Rusya-Ukrayna Savaşı'nda barış anlaşmasına her zamankindan daha yakınız"

Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında barış müzakerelerine ve Türkiye'nin olası rolüne ilişkin Fidan, "Tüm tarafların, büyük Avrupa ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri ve belli bir dereceye kadar Rusya'nın da dahil olması açısından, önceki girişimlere kıyasla olası bir barış anlaşmasına her zamankinden daha yakınız." dedi.

Fidan, tarafların bir ya da iki önemli konuyu çözmeye çalıştığını dile getirerek, "İlgili taraflarla sürekli iletişimdeyim çünkü Türkiye, ateşkes müzakerelerinin birçok boyutunda büyük bir rol oynadı." diye konuştu.

Türkiye'nin görüşmelere, esir değişimine ve diğer insani konulara olanak tanıdığını anımsatan Fidan, 4 yıldır savaş devam ederken taraflar arasında görüşmelerin ve müzakerelerin yapılması gerektiğine dikkati çekti.

Fidan, Türkiye'nin bu ihtiyacı anladığını ve Rusya ile Ukrayna arasında yapılabilecek ateşkesin dış politika hedeflerinin parçası olduğunu belirterek, memnuniyetle bu konularda kolaylaştırıcı rol oynadıklarını anlattı.

- "Barış anlaşması sadece Rusya ile Ukrayna arasında olmayacak"

ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesi sağlama konusundaki çalışmalarının işe yaradığını vurgulayan Fidan, şöyle devam etti:

"Nihai hedefe ulaşabilir miyiz bilmiyorum ancak neden ulaşamayalım? Tarafların biraz daha yaratıcı olması gerekiyor çünkü toprakla ilgili belli konular var ve biliyorsunuz, bunlar kolayca ele alınamaz. Diğer konular, güvenlik garantileri ve bununla ilgili konularda belli bir düzeyde mutabık kalındı. Bildiğiniz üzere, Rusya ile Ukrayna arasındaki herhangi bir barış anlaşması sadece Rusya ile Ukrayna arasında olmayacak, aynı zamanda Avrupa ile Rusya arasında olacak. Rusya-ABD ve Rusya-Avrupa arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri de yeniden tanımlayacak."

ABD ile Avrupa arasındaki Grönland gerginliği, NATO'nun rolü, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Çin ile ilişkiler gibi konuların, NATO'nun ve Batı cephesinin geleceği üzerine etkisine dair soruya yanıt veren Fidan, bu konuların Transatlantik topluluğunda büyük meseleler olduğunu söyledi.

Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı ve ABD'nin değişen pozisyonunun sadece bir mesele olduğunu ve bu tartışmaya yenilerinin eklendiğini belirterek, "Amerika'nın Avrupa güvenlik mimarisinden olası ayrılması, Avrupalılar için büyük bir endişe ve sadece Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olanlar ve Amerika'nın değişen pozisyonu nedeniyle değil, ayrılma yüzünden de. Grönland meselesi de bir sorun. Tarifeler de başka sorunlar oluşturuyor." değerlendirmesinde bulundu.

- "NATO'da bölünme olursa, Avrupa'nın savunma kapasitesini artırması gerek"

Herhangi bir ülkeye bağımlı olmayan Avrupa güvenlik düzeninin NATO'ya bir alternatif oluşturup oluşturmadığına ve Türkiye'nin bu konudaki olası rolüne ilişkin soruya Fidan, "Tabii ki NATO, Transatlantik topluluğu için güvenlik alanında temel bir işbirliği çerçevesi. İşlevselliğini koruduğu sürece, Avrupa, Amerikan ve Transatlantik güvenliği hedefine hizmet eder. Ancak kendi aramızda bölünürsek, ABD ve Avrupa olarak, Avrupa'nın savunma kapasitesini herhangi bir şekilde artırması gerek." yanıtını verdi.

Fidan, savunma sanayi alanında Avrupa Birliği'nin (AB), Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) gibi bazı tedbirler aldığını anımsatarak, şunları kaydetti:

"Bizim önerdiğimiz ise belki Birleşik Krallık, Türkiye, bazı büyük Avrupa ülkeleri bir araya gelip, Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisinin ne olacağına, dayanıklılığımızı, gücümüzü ve caydırıcılık kabiliyetlerimizi neyin artıracağına dair nitelikli tartışmalar yapmak. Çünkü şu anda yaşananlar, bölgede ortak bir güvenlik kapasitesine sahip olmadığımız sürece farklı büyük güçlerin, ağırlık merkezlerinin etrafında dönüp duracak olmamız. Bölgede kendi ağırlık merkezimizi oluşturabiliriz. Birleşik Krallık, Türkiye, Fransa, Almanya ve diğer büyük Avrupa ülkeleri gerçekten kendi kararlarını verebilirlerse, Transatlantik veya Çin veya Rusya'ya sürüklenmemize gerek kalmaz. Elbette bu büyük güçlerle yüksek kaliteli bir işbirliği kurabiliriz."

Fidan, Avrupa ve AB'nin güvenliği konusunda sonsuza kadar ABD'yle devam edilmesi ya da bu ülkelerin "kendi ağırlık merkezlerini" oluşturmaya ihtiyaç duyması gibi bir seçimle karşı karşıya olduğuna işaret ederek, bölgedeki herkes için emniyet ve güvenlik oluşturmaları gerektiğini vurguladı.

(Bitti)