Çin'de, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin 20. kuruluş yıl dönümü resepsiyonu düzenlendi
PEKİN (AA) - Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin 20. kuruluş yıl dönümü faaliyetleri kapsamında Türkiye'nin Pekin Büyükelçiliğinde özel resepsiyon düzenlendi.
Pekin Büyükelçisi Selçuk Ünal ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu'nun ortak ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona Çinli yatırımcılar ve iş insanları katıldı.
Büyükelçi Ünal, burada yaptığı konuşmada, Türkiye ve Çin'in tarihi ve kültürel geçmişi yüzyıllar öncesine giden iki büyük uygarlığın temsilcisi ülkeler olduğunu, kadim İpek Yolu'ndaki ticaretin Türk ve Çin halkları arasında tarih boyunca derin ekonomik ve kültürel bağlar oluşturduğunu belirtti.
Bu güçlü temel üzerinde iki ülkenin bugün ilişkilerini geliştirmeyi sürdürdüğünü ifade eden Ünal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in, Çin'in Tiencin şehrinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi'ndeki son görüşmelerinin, ilişkilerin derinleştirilmesine yönelik siyasi iradeyi güçlendirdiğini dile getirdi.
Ünal, Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'nın kesiştiği kavşakta yer alan Türkiye'nin sanayisinin gücü ve küresel bağlantısalllık kabiliyetleri ile küresel ticaret ve tedarik zincirleri için vazgeçilmez konumda olduğuna işaret ederek, bu yüzden Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi ile Türkiye'nin Orta Koridor Girişimi'ni uyumlaştırmak üzere birlikte çalıştıklarını vurguladı.
Türkiye ile Çin arasındaki ticaretin son 20 yılda 40 kat arttığına dikkati çeken Ünal, iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yılı olan 2026'da Çin'in, Türkiye'nin en büyük ticari ortağı haline geldiğinin altını çizdi.
- "Küresel büyüme yolculuğunun yeni sayfasını Türkiye'de açın"
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da Türkiye ile Çin arasındaki ortaklığın, tarihi İpek Yolu'nun doğu ve batı ufuklarındaki iki uygarlığın bağlarına dayanan güçlü bir tarihsel temeli olduğu, bugün bu paylaşılan mirası modern ekonomik gerçeklere uyarlayarak ilişkileri daha fazla derinleştirme kararlılığını sürdürdüklerini belirtti.
Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacminin 2025'te 53 milyar dolarak ulaştığına ancak ticarette belirgin bir dengesizliğin mevcut olduğuna işaret eden Dağlıoğlu, bu açığı bir engel değil bir fırsat penceresi, karşılıklı yatırımların daha fazla teşvik edilmesi, ticari ilişkilerin derinleştirilmesi ve kaliteli Türk ihraç ürünlerinin Çin pazarındaki varlığının arttırılması için bir eylem planı olarak gördüklerini kaydetti.
Dağlıoğlu, Türkiye'deki Çin yatırımlarının toplam değerinin 2002'den bu yana 5 milyar doları aştığını, ülkede Çin sermayeli 1500'e yakın şirketin ve 12 irtibat ofisinin faaliyet yürüttüğünü, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin bu ivmenin sürdürülmesi için Çin ile kurumsal işbirliğini daha fazla derinleştirmek üzere çalıştığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yakın zaman önce "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı"nı açıkladığını ifade eden Dağlıoğlu, Türkiye'yi önde gelen küresel güç merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefleyen programın, çok uluslu şirketler için sermaye, insan kaynakları, üretim ve girişimcilikte bir dizi yeni nesil teşvik içeren kapsamlı bir çerçeve sunduğunu söyledi.
Dağlıoğlu, program kapsamında teşviklerin, sınır aşırı ticaret, küresel ticaret ve uluslararası aracılık hizmetlerinden elde edilen gelirler için şirketlere kurumlar vergisi muafiyeti getirdiğini, bölgesel yönetim ve hizmet merkezi tipi faaliyetlerini Türkiye'de yürüten firmalar için kurumlar vergisi muafiyeti ve çalışanlarına da gelir vergisi muafiyeti avantajları sağladığının altını çizdi.
Çin iş dünyasına teşvik programının sunduğu fırsatlardan yararlanma çağrısı yapan Dağlıoğlu, "Sizi bu yeni fırsatlar dönemini Türkiye'nin tarihi rekabet avantajlarını kullanmak üzere değerlendirmeye çağırıyoruz. Küresel büyüme yolculuğunun yeni sayfasını Türkiye'de açın." diye konuştu.
- "Türkiye'nin ekonomik direnci ve yatırım potansiyeli konusunda iyimseriz"
Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki ülkelerde yatırımlarını genişletmeyi hedefleyen İpek Yolu Fonu'nun Başkanı Say Şüecün de resepsiyonda yaptığı konuşmada, Asya, Avrupa ve Afrika'nın kavşağında yer alan Türkiye'nin benzersiz bir coğrafi avantaj sunduğunu belirtti.
Türkiye'de altyapı alanında güçlü bir talebin ve imalat, yeni enerji, lojistik, yeşil enerji ve dijital ekonomi alanlarında güçlü bir büyüme ivmesinin olduğuna işaret eden Say, bunun Çin'in sanayi, sermaye ve teknoloji alanlarında gücü ile birleştiğinde ikili yatırımlar için geniş bir potansiyel vadettiğini dile getirdi.
Say, yüksek kaliteli Kuşak ve Yol işbirliğini teşvik etmeyi hedefleyen orta ve uzun vadeli bir sermaye fonu olan İpek Yolu Fonu'nun Türkiye'yi önemli bir yatırım destinasyonu olarak gördüğünü, altyapı, enerji, doğal kaynaklar, sanayi ve finans alanlarındaki işbirliği olanaklarını yakından izlediğini vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin tavsiyesiyle geçen yıl Antalya-Alanya Otoyolu projesine yatırım yaptıklarını aktaran Say, bölgesel bağlantısallığı güçlendirmeyi ve turizmi canlandırmayı amaçlayan projenin, İpek Yolu Fonu için kilit bir altyapı yatırımı olduğunu kaydetti.
Say, "Türkiye'nin ekonomik direnci ve yatırım potansiyeli konusunda iyimseriz. Türkiye'deki hükümet organları, mali kurumlar ve önde gelen şirketlerle işbirliğini geliştirmek uzun dönemli stratejimizin parçası. İhtiyaç duyulduğunda kilit projelere sermaye yatırımı, ortak finansman ve diğer araçlarla katılamaya hazırız. Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlamayı ve Türk halkı için somut faydalar üretmeyi hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Resepsiyonda Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile İpek Yolu Fonu ve Çin Makine ve Elektronik Ürünler İthalat ve İhracat Ticaret Odası arasında işbirliği mutabakatları imzalandı.