CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Silivri'de basın toplantısı düzenledi:
İSTANBUL (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "Bir an evvel annelerin ağlamadığı, üzülmediği, mutlu olduğu bir Türkiye'yi halkımızla birlikte kurmak için CHP olarak, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." dedi.
Partisinin Silivri Dayanışma Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Emre, yaklaşan Anneler Günü'nü kutladı.
Emre, "Hem içeride yatan annelerin hem dışarıda acı çeken annelerin acılarının son bulmasını temenni ediyoruz. Bir an evvel annelerin ağlamadığı, üzülmediği, mutlu olduğu bir Türkiye'yi halkımızla birlikte kurmak için CHP olarak, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik davaların temel argümanının "kamuyu zarara uğratmak" olduğunu ifade eden Emre, "Burada diyorlar ki 'Bu hafriyat işinde İBB yönetimi, kamuyu 110 milyar lira zarara uğrattı.' Bu hafta bunun da koca bir yalan olduğu belgelerle ortaya çıktı." dedi.
CHP Sözcüsü Emre, "185 milyon ton kaçak hafriyat gelirinin 31 milyar lira" olduğu iddialarını da değerlendirerek, "Bu ne demek biliyor musunuz? 7 milyon kamyon seferi demek. Türkiye'de, 81 ilde toplam 1 milyon kamyon var. 7 milyon kamyon süreç içerisinde İstanbul'un bir ilçesinde kaçak döküm yapacak ve hiçbir yetkilinin de bundan haberi olmayacak. Üstüne üstlük de bu konudaki ihbarı yalanlayan Sultangazi Belediyesinin tutanağı olmasına rağmen." ifadelerini kullandı.
Emre, bu dosyayı okudukça Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) etkin olduğu zamanki Ergenekon iddianamelerinin aklına geldiğini iddia etti.
"Orada da FETÖ'cü savcılar diyorlardı ki: 'Türkiye'den 100 tıra denk gelecek silah sınırdan geçirilerek PKK'ya teslim edildi.' Bu iddianın yalan olduğu yıllar sonra ortaya çıktı." diyen Emre, şöyle devam etti:
"Bu 7 milyon kamyon seferi de o kadar mantıksız, o kadar akıl dışı ki 'kamu zararı' diye yazdıkları iddiaların nasıl saçma sapan olduğunu gösteriyor. Orada birçok bölünmüş maden ocağı vardı. Orayı tekelleştirdiler. Kendine yakın bir iş adamının uhdesine verdiler. Adam AK Parti'li ve orayla ciddi güçlü ilişkileri var ve bu adam da Ekrem İmamoğlu suç örgütünde sözüm ona yönetici pozisyonda Murat Gülibrahimoğlu. Ben adam suçludur, değildir onu bilmem ama siz bu kişiyi bu örgütün yöneticisi yapıyorsunuz. Sözüm ona örgüt var, İmamoğlu tarafından kurulmuş."
Bu davaların başsavcısının Adalet Bakanı olduğunu öne süren Emre, "En az konuşması gereken, en objektif davranması gereken, en sağduyulu olması gereken bakanlıktır Adalet Bakanlığı. Çünkü 86 milyonun huzuru, refahı, mutluluğu için, adaletin tesis edilmesi için var olmuş bir bakanlıktır. Tarafsız kalması gerekir. Yargıya müdahale etmemesi gerekir ve yürüyen davalarla ilgili bir Adalet Bakanı'nın konuşması apaçık yargıya müdahaledir." diye konuştu.