BBP Genel Başkanı Destici, partisinin Kocaeli İl Kongresi'nde konuştu:
KOCAELİ (AA) - Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Akran zorbalığı ve dijital bağımlılığa karşı biz ahlakı, eğitimi, kültürel faaliyetleri ve sporu öne koymalıyız. Çocuklarımızı buralara yönlendirmeliyiz. Anayasal değişiklikse anayasal değişiklik, yasal değişiklikse yasal değişiklik. Bunların bir an önce beklemeden ivedilikle yapılmasını ve çocuklarımızın bu dijital esaretten kurtulup gerçek hayatla buluşmasını temin etmeliyiz." dedi.
Destici, partisinin İzmit Atatürk Spor Salonu'nda düzenlediği Kocaeli İl Kongresi’nde, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullara düzenlenen silahlı saldırılarda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.
Başta öğretmen Ayla Kara'nın eşi, çocukları, ailesi olmak üzere hayatını kaybeden çocukların ailelerinin en önemli arzuları olan çocuklarının isimlerinin okullara verilerek yaşatılması taleplerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilettiğini aktaran Destici, "İnşallah en kısa zamanda başta Ayla öğretmenimiz ve 9 şehit çocuğumuzun ismi her bir okulda Türkiye var oldukça yaşayacaktır." diye konuştu.
Destici, dijitalleşmenin, sosyal medyanın, internet sitelerinin çocukları çalarak başka yerlere götürdüğünü, çocukları aileden, ahlaktan, inançtan kopardığını ve yine çocukların az da olsa belli bir kısmını saldırganlaştırdığını, suça sürüklediğini çok net bir şekilde gördüklerini belirterek, "Çok acı tecrübe ettik. Geçen hafta Meclis'te bununla ilgili bir kanun kabul edildi. Hayırlı olsun diyorum ama daha yapacak çok işimiz var. Akran zorbalığı ve dijital bağımlılığa karşı biz ahlakı, eğitimi, kültürel faaliyetleri ve sporu öne koymalıyız. Çocuklarımızı buralara yönlendirmeliyiz. Anayasal değişiklikse anayasal değişiklik, yasal değişiklikse yasal değişiklik. Bunların bir an önce beklemeden ivedilikle yapılmasını ve çocuklarımızın bu dijital esaretten kurtulup gerçek hayatla buluşmasını temin etmeliyiz." şeklinde konuştu.
Suça sürüklenen çocuklar ya da çocuk diyerek cezaları hafifletilen kişileri suç örgütlerinin, çetelerin, istismar ederek kullandığını söyleyen Destici, "Ona birer kahraman oldukları havası veriliyor ve ondan sonra da istedikleri suçu işlettiriyorlar. Hatta cinayet bile işletiyorlar. Bunu Minguzzi davasında da gördük. Başka davalarda da gördük. Onun için biz Büyük Birlik Partisi olarak ne dedik? 'Sonu ölümle biten bu tür cinayetlerde yaş sınırı 18 değil 15 olmalı ve 15 yaşın üstündekiler büyükler gibi ceza almalıdır' dedik." ifadelerini kullandı.
- Destici’den Macron çıkışı
Destici, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Yunanistan'da yaptığı açıklamalara değinerek, şöyle devam etti:
"Türkiye'ye Yunanistan'dan, Atina'dan parmak sallayan Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a söylüyorum, siz o zaman bizim padişahlarımızın, sultanlarımızın eteğini öpüyordunuz. Sizin kralınız, bizim veziriazamımızla anca görüşebiliyordu. Padişahımızla görüşemiyordunuz. Kraliçelerinizi gönderdiniz Osmanlı saraylarına ve Osmanlı sizi düşmanlarınızdan korudu. Bugün Fransa diye bir cumhuriyet varsa bunu önce Osmanlı'ya borçlusunuz. Onun için haddinizi bileceksiniz. 4 bin yıl bizim bayrağımız dalgalanan Atina'dan bize parmak sallayamazsınız. Gün gelir o şanlı bayrak Atina'da da tekrar dalgalanır. Gün gelir siz yine bizim cumhurbaşkanımızın, devlet başkanlarımızın elini eteğini öpmek zorunda kalırsınız. Onun için haddinizi bileceksiniz. Eğer Türkiye Yunanistan'a saldırmaya ya da Yunanistan'la savaş yapmaya karar verse sen mi kurtaracaksın? Ama bizim böyle bir niyetimiz yok. Biz barış istiyoruz. Kim ki toprağımıza saldırırsa, kim ki vatanımıza saldırırsa, kim ki topraklarımıza göz dikerse, kim ki Kıbrıs'ın tamamını elde etmeye çalışırsa, kim ki 12 adalarda 12 mil rüyası görmeye çalışırsa, kim ki Batı Trakya'da benim kardeşlerimi yok etmeye çalışırsa elbette büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti onların haddini bildirir ve nasıl denize dökmüşsek yine onları Ege'de boğarız Allah'ın izniyle."
"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin de değerlendirmede bulunan Destici, şunları kaydetti:
"Ortada bir sorun varsa bu sorunun adı terör sorunudur. Terör örgütü PKK'dır. PKK'nın uzantılarıdır. DEM gibi partilerdir ve onların yöneticileridir. Bunları kendileri de çok iyi biliyor ve ne diyorlar terörist başı için DEM yetkilileri? 'Müzakerecibaşı' diyor. 'Başmüzakereci' diyor. Evet, ‘Biz devletimize güveniyoruz lakin bu Amerikan ve İsrail uşaklarına güvenmiyoruz.' dedik. Bugün de güvenmiyoruz. Yarın da güvenmeyeceğiz. Biz ilkesel olarak netiz. Durduğumuz yer net. Biz diyoruz ki 'terörle teröristle müzakere olmaz. Mücadele edilir, kökü kazınır, kafası ezilir ve yok edilir.’ diyoruz.
Daha da pervasızlaşıyorlar. Ne diyorlar? 'Kürt coğrafyasında emek mücadelesinin daha rahat ve çok daha güçlü şekilde verilmesinin önü açılabilir. Kürt illerinde 1 Mayıs kutlamalarının ve emek mücadelesinin çok daha güçlü bir şekilde savunulması ve kitlesel bir kimliğe kavuşması Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi olarak önemli hedeflerden biridir' diyor. Bu açıkça Türkiye'yi bölmektir. Türkiye'yi etnik olarak bölmektir. Bu siyasi bölücülüktür. Neredeymiş bu Kürt illeri Erbil'den mi bahsediyor? Süleymaniye'den mi bahsediyor? Nereden bahsediyor? Ama nereden bahsettiğini hepimiz iyi biliyoruz. Öz ve öz Türk yurdu olan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ayrılmaz bir parçası olan Diyarbakır'dan, Hakkari'den, Şırnak'tan Ağrı'dan bahsediyorlar. Düpedüz siyasi bölücülük yapıyorlar. Bunların dokunulmazlığı kaldırılmalı ve yargının önüne çıkarılarak siyasi bölücülüklerinin hesabını vermeleri temin edilmelidir."
Destici, ayrıca emniyet mensuplarının çalışma saatleriyle ilgili düzenlemeyi mutlulukla karşıladığını, başta İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ederek, bu mutabakatın bir an önce Meclis'e getirilerek yasalaşmasını beklediğini söyledi.
Her 24 Nisan'da Türkiye'ye karşı haksız bir Ermeni soykırımı iddiası olduğuna değinen Destici, "Paşinyan '1915'te Türkler Osmanlı soykırım yaptı' demiyor. 'Bunu geride bırakalım' diyor. 'Bunun bize bir faydası yok' diyor. Hatta bunun için ülkesinde çok büyük eleştiriler alıyor ama bu duruşundan vazgeçmiyor. Paşinyan bile soykırım demezken bizdeki soysuzlar dün yine soykırım dediler. Evet bizdeki soysuzlar bunu söylemeye devam ediyorlar. Onun için bu soysuzlar asla ve kata bizden değil. Bunlar asla iyi niyetli değil. Bunların dillerinde barış var ama bunların gerçek niyeti ellerinden gelse bu memlekette kendilerinden başka, kendilerine itaat etmeyen bir Allah'ın kulunu bırakmazlar. Çünkü ellerine fırsat geçtiğinde neler yaptıklarını gördük." şeklinde konuştu.
Gaziantep'te 23 Nisan töreninde Cumhuriyet Halk Partili grubun çocuk mehteran takımına sırtını dönmesini eleştiren Destici, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bir de çocuk mehteran ya. Çocuğa sırt dönülür mü? Hata yapan çocuğa bile sırt dönülmez ki. Mehter bölüğü kurmuşlar. Ceddin Deden'i söylüyorlar. Çırpınırdı Karadeniz'i söylüyorlar. Türkler Geliyor'u söylüyorlar. Sen hangisinden rahatsız oldun ey CHP'nin başkanı? Çırpınırdı Karadeniz'den mi rahatsız oldun? Ceddin Deden'den mi rahatsız oldun? Türk Geliyor'dan mı rahatsız oldun? Zafer Marşı'ndan mı rahatsız oldun? Sen hangisinden rahatsız oldun? Ama siz ne kadar rahatsız olursanız olun bu topraklarda Ya Allah, Bismillah, Allahu Ekber demeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Destici, konuşmasının ardından sanatçı İsmail Türüt'ü sahneye davet ederek, birlikte "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü söyledi.
Kongrede, tek listeyle aday olan Metehan Küpçü yeniden başkan seçildi.
