"5. Uluslararası Marmara Lisansüstü İletişim Öğrencileri Kongresi" başladı
İSTANBUL (AA) - Dijital teknolojiler ve yapay zeka uygulamalarının toplumsal yaşam üzerindeki etkilerinin tartışılacağı "5. Uluslararası Marmara Lisansüstü İletişim Öğrencileri Kongresi" başladı.
Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu, "Yapay Zeka ve Geleceğimiz: Aile, Çocuk ve Toplum" temalı kongre, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Doç. Dr. Yalçın Lüleci Konferans Salonu'nda düzenleniyor.
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Babacan, açılışta yaptığı konuşmada, sosyal bilimlerin yaşadığı çağın, toplumun, bölgenin ve coğrafyanın dertleri ve sorunlarıyla ilgilenip ve araştırması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Babacan, teknolojik değişimin insanlık tarihindeki diğer dönüşümlerden daha hızlı olduğunu belirterek, "Bugün biz henüz modernleşme serüvenini anlamaya, anlamlandırmaya çalışırken, nasıl yaşayacağımıza dair yol yordam ararken, kendimizi son çeyrek yüzyıl içerisinde özellikle yapay zeka teknolojisi ya da ileri genetik, robotik adına ne dersek bir teknolojik ekosistem içerisinde yaşar bulduk. Yani yaklaşık birkaç yüzyıllık aydınlanma sonrası dönemi kendi modernleşme serüveni içerisinde anlamlandırma çabası, gayretiyle uğraşırken bizler bugün bir kere daha tabiri yerindeyse bir anaforun ortasında kendimizi buluverdik." dedi.
Sosyal bilimcilerin tarihsel olarak değişimi anlamlandırmada son zamanlarda geriden geldiğine dikkati çeken Babacan, değişimin hızlı olması nedeniyle bunu anlamak, kavramak ve anlamlandırmak konusunda gerçekten çok ciddi bir çabaya ve gayrete ihtiyaçları olduğunu anlattı.
Aile ve toplum yapısının güçlendirilmesinin önemini aktaran Babacan, özellikle dijital ekosistemde değerlerin aşındığını söyledi.
Prof. Dr. Babacan, akademik çalışmaların bu anlamda önemli bir rol üstlendiğini, kongrenin de bu çabanın bir parçası olduğunu belirtti.
Genç akademisyen adaylarına duyduğu güveni dile getiren Babacan,"Bu açıdan ben bu topraklardan, buradan çıkacak olan genç araştırmacı arkadaşlarımızın hem ülke coğrafya hem dünya, insanlık adına, bu anlam ve hakikat krizine ilişkin güzel şeylerin çıkacağına inanıyorum. Dolayısıyla kongremizin hepimiz için, fakültemiz, üniversitemiz, ülkemiz ve yüksek yönetimimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum." diye konuştu.
- "36 baş araştırmacıdan tam metin dönüşü aldık"
Kongre Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Alaattin Aslan, kongrenin aynı zamanda eğitim ve yetiştirme platformu olduğunu söyledi.
Aslan, 2014 yılında mütevazı bir sempozyum olarak başlayan etkinliğin zamanla kurumsal bir kimlik kazandığını anlatarak, şöyle devam etti:
"Aralık başında çağrıya çıktığımızda tam 65 tekil bildiri özeti elimize ulaştı. Titiz yönlendirmeler sonucunda 36 baş araştırmacıdan tam metin dönüşü aldık. Tam metin gönderme zorunluluğu ve hakemlik sürecini işleterek, diğer pek çok kongrede esnetilebilen bu kuralı bizler büyük bir ciddiyetle uyguladık. Hakem değerlendirmeleri ve temamızı uyumsuz bulunan 12 metni daha elemiş olduk. Tüm bu zorlu ve öğretici akademik süreçten geçmeyi başaran 24 nitelikli bildiri 2 gün boyunca 6 farklı oturumda sizlere sunulacak. Bir bildirimizin 2 yazarlığı olması sebebiyle toplam 25 genç araştırmacı bu kongrede ter dökecek."
Aslan, yapay zekanın aile, çocuk ve toplum üzerindeki etkilerinin çok yönlü ele alınması gerektiğini ifade etti.
Bu temanın yalnızca dönemsel bir popülarite ürünü olmadığına değinen Aslan, "Devletimizin 2026-2035 yılları için ilan ettiği aile 'Nüfus 10 Yılı Vizyonu' gibi makro ve milli politikalarla tam bir paralellik içinde. Yapay zeka evlerimizin içine kadar girmişken akademinin bu tarihsel dönüşün karşısında varlık göstermesi, etik ilkeleri gözeterek toplumsal bir zırh inşa etmesi ve politika yapıcılara sağlam bir yol haritası sunması temel amacımızdır." diye konuştu.
Aslan, kongrenin sonunda sunulacak bildirilerin bilimsel bir kitapta toplanacağını sözlerine ekledi.
Kongre, 2 gün boyunca çeşitli oturum ve forumlarla devam edecek.
